Tarhana Osman’ın Mücadelesi: Gıda Emperyalizmine Karşı Direniş

Tarhana Osman, ABD’nin Türkiye’deki süt tozu ve margarine karşı verdiği mücadele ile gıda sahtekarlığına dikkat çekiyor.

Gıda sahtekarlığı konusu günümüzde tekrar gündeme gelirken, ABD’nin Türkiye’de dağıttığı süt tozuna karşı mücadelesiyle tanınan Tarhana Osman’ın hikayesi yeniden hatırlanıyor.

Yazar Yaşar Süngü, 2023 yılında kaleme aldığı bir yazıda Tarhana Osman’ı ele almıştı. Süngü, yiyecek ve içeceklerdeki sahtekarlığın insanlık tarihi kadar eski olduğunu ve bu sorunun devam ettiğini belirtiyor. Süt tozu ve margarine karşı tek başına savaş açan Tarhana Osman, bu mücadeleyle adını duyurmuş bir isim olarak öne çıkıyor.

Hikaye, 1948 yılında Türkiye’ye Marshall yardımı çerçevesinde gelen büyük miktardaki süt tozunun okullarda öğrencilere içirilmesiyle başlıyor. O dönemde evlerde sağlıklı inek sütü bulunmasına rağmen, devletin ABD’nin yardımını kabul etmesi nedeniyle bu süt tozları zorla çocuklara veriliyordu. İlkokullarda bu tozlar sağlıklı içecek olarak sunuluyordu.

Bir dönemde Tarhana Osman, Amerikan süt tozunun kanserojen olduğunu kanıtlayarak büyük bir mücadele başlattı. Asıl adı Osman Nuri Koçtürk olan Tarhana Osman, hem Türkiye’de hem de Amerika’da biyokimya eğitimi almış bir bilim insanıydı. 1950’li yıllarda, Amerikan margarini ve buğdayına karşı da savaş açtı. O dönemde, ABD Türkiye’ye çok ucuza soya yağı satmaya başlamış ve bu durum yerli tereyağı ve zeytinyağının yerini almasına yol açmıştı.

Tarhana Osman, bu süreçte zeytinyağının ve tereyağının sağlığa zararlı olduğu yönündeki yanlış bilgilere karşı halkı bilinçlendirmeye çalıştı. Radyolarda yayımlanan yanlış bilgilerle zeytinyağı ve yerli ürünler itibarsızlaştırılmaya çalışıldı. Bu durum, margarin tüketiminin artmasına ve Türkiye’de kalp damar hastalıkları ile kolesterol sorunlarının patlak vermesine neden oldu.

ABD, Türkiye’ye genetiğiyle oynanmış GDO’lu buğday da satmaya başladı. Tarhana Osman, bu buğdayın hem toprakları hem de insanları zehirleyeceğini savunarak büyük bir mücadele başlattı. Gittiği her yerde Amerikan gıda ürünlerinin yerine halkı tarhana yapmaya ve tüketmeye teşvik etti. Bu çabaları, ihracat lobileri ve küresel sermayenin temsilcileri tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı.

Tarhana Osman, 1943 yılında Ankara Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi’nden mezun olduktan sonra TSK’ya katıldı ve eğitimini tamamlamak için ABD’ye gitti. 1953’te yurda döndükten sonra çeşitli görevlerde bulundu. Ancak, 1966 yılında CIA raporunda Türkiye’de pasifize edilmesi gereken isimlerden biri olarak gösterildi. Tarhana Osman, “Sessiz savaş, Gıda Emperyalizmi” ve “Açlık Korkusu” gibi kitaplar yayınlayarak bu konudaki görüşlerini dile getirdi.

Tarhana Osman’ın mücadelesi, gıda sahtekarlığına karşı bir direniş olarak tarihe geçti. Ancak, 12 Mart 1971 muhtırası ve 12 Eylül 1980 darbesinde gözaltına alınması ve işkence görmesi, onun bu mücadelesinin ne denli tehlikeli görüldüğünü de gösteriyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu