Yemen cephesi yeniden alevlendi: Husiler görüntü yayımladı

Yemen cephesi yeniden hareketlendi. Husiler çatışma görüntülerini yayımlarken, Kızıldeniz kıyısında ve Suudi Arabistan sınırında gerilim tırmandı.

Yemen cephesinde uzun süredir devam eden savaş, son günlerde yeniden şiddetlendi. İran tarafından desteklenen Husiler ile Suudi Arabistan’ın destek verdiği ve uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetine bağlı güçler, ülkenin farklı bölgelerinde karşı karşıya geliyor.

Husilerin askeri medya birimi, hükümet güçleriyle yaşanan çatışmalara ait yeni görüntüleri kamuoyuyla paylaştı. Reuters’ın 15 Eylül tarihli haberine göre görüntüler, Husilerin 14 Eylül’de Yemen’in batısında düzenlediği geniş kapsamlı operasyonda elde ettiği kazanımları gösteriyor. Husiler, görüntülerin Hudeyde ve Taiz vilayetlerinden olduğunu bildirdi.

Çatışmalardaki en önemli gelişme, Husilerin ülkenin batısındaki ilerleyişi oldu. Associated Press’in aktardığı bilgilere göre grup, stratejik öneme sahip Moha liman kentinin yanı sıra Babülmendep Boğazı’ndaki bir adanın kontrolünü ele geçirdi. Yemen hükümeti ise kaybedilen bölgeleri geri almak amacıyla Kızıldeniz kıyısına ek güç sevk edeceğini açıkladı.

Guardian’ın haberine göre Husiler, ilerleyen süreçte Büyük Haniş ve Küçük Haniş adalarında da denetim sağladı. Böylece grubun Kızıldeniz’deki stratejik konumu güçlenirken, Babülmendep çevresindeki askeri dengede de değişim yaşandı.

Suudi Arabistan destekli hükümet güçleri, Husi ilerleyişini durdurmak ve kaybedilen noktaları geri almak için çeşitli cephelerde karşı saldırılar düzenliyor. Al Jazeera, hükümet güçlerinin Husi saldırısını püskürttükten sonra Taiz’in batısındaki bazı mevzileri yeniden ele geçirdiğini ve ilerlemeyi sürdürdüğünü aktardı. Operasyonlar sırasında Husi mevzilerine yönelik hava saldırıları da gerçekleştirildi.

Çatışmalar Taiz’in yanı sıra El Cevf, Marib ve Kızıldeniz kıyısında da yoğunlaşıyor. Yemen hükümetine bağlı Ulusal Direniş güçleri, son haftalardaki çatışmalarda 500’den fazla hükümet askerinin ve yaklaşık 1000 Husi savaşçısının hayatını kaybettiğini öne sürdü. Ancak bu kayıp rakamları bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadı.

Gerilim Yemen sınırlarının dışına da taşındı. Husiler, son günlerde Suudi Arabistan topraklarına füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenledi. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, Suudi Arabistan’ın güneyindeki Şarura askeri üssünün füze ve İHA’larla hedef alındığını, saldırıların silah depoları ile komuta-kontrol merkezlerine yöneldiğini açıkladı.

Financial Times’ın 15 Eylül tarihli haberine göre, son bir haftada düzenlenen Husi füze ve İHA saldırılarında Suudi Arabistan’da 13 kişi yaralandı. Abha, Taif ve Hamis Muşayt çevresinde de maddi hasar meydana geldiği bildirildi.

Husiler, saldırıların yanı sıra Suudi Arabistan’ı Yemen’deki bölgeleri yoğun biçimde bombalamakla suçluyor. Husi siyasi bürosu yetkilisi Nasreddin Amir, Suudi güçlerinin 9 Eylül gecesi Marib, El Cevf, Taiz ve Hudeyde’deki Husi kontrolündeki alanlara 32 hava saldırısı düzenlediğini ileri sürdü. Husi kaynakları, Marib’in Sirvah bölgesinin özellikle yoğun bombardımana maruz kaldığını bildirdi. AP de Husilerin dört vilayette 32 Suudi hava saldırısı yapıldığını açıkladığını aktardı.

Yemen cephesindeki gelişmelerin en kritik boyutunu Babülmendep Boğazı oluşturuyor. Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan bu geçit, küresel deniz ticareti ve enerji taşımacılığı açısından büyük önem taşıyor. Moha ve çevresindeki adalarda kontrol sağlaması, Husilerin boğaz üzerindeki askeri baskısını artırdı.

Wall Street Journal, Husilerin hızlı ilerleyişinin küresel enerji sevkiyatı açısından kritik olan koridordaki güç dengesini değiştirdiğini yazdı. Guardian ise gelişmelerin Suudi Arabistan’ın petrol ihracatı üzerindeki baskıyı artırabileceğine dikkat çekti.

Çatışmaların yeniden yoğunlaşması, Yemen’deki sivillerin yaşam koşullarını da ağırlaştırıyor. AP’nin 15 Eylül tarihli haberine göre son çatışmalar nedeniyle yaklaşık 94 bin kişi yerinden edildi. Yaklaşık 2 bin Yemenlinin Kızıldeniz’i geçerek Cibuti’ye ulaştığı belirtilirken, yakıt sıkıntısı ülkeden ayrılmaya çalışan sivillerin tahliyesini de zorlaştırıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu