Malezya İslam Partisi lideri Yemen direnişini övdü

Malezya İslam Partisi lideri Abdul Hadi Awang, Yemen direnişine destek verdi; Suudi Arabistan ve İsrail’le normalleşen ülkelere tepki gösterdi.

Malezya İslam Partisi (PAS) Genel Başkanı Abdul Hadi Awang, parti yayın organı Harakah Daily’de kaleme aldığı yazıda Yemen direnişinin ABD ve İsrail’e karşı mücadelesine destek verdi. Awang, Mekke’ye yönelik saldırı iddialarını ve kutsal beldenin siyasi amaçlarla kullanılmasını eleştirerek Suudi Arabistan’a tepki gösterdi.

Mekke’nin siyasi amaçlarla kullanılmasına tepki

“Mekke, Osmanlı hilafetini devirme amaçlı Arap isyanı bildirisinde daha önce de kullanılmıştı” başlıklı yazısında Awang, Büyük Arap İsyanı’nın 10 Haziran 1916’da başladığını hatırlattı. Hicaz Kralı Şerif Hüseyin’in öncülük ettiği isyanın, Osmanlı Hilafeti’ni sona erdirme ve kendisini halife ilan etme hedefi taşıdığını belirten Awang, hareketin İngiliz sömürgecilerinin desteğini aldığını savundu.

Awang, Mekke’nin tüm Müslümanların kıblesi ve ortak kutsal mekânı olduğunu vurguladı. Sünni, Şii, İbadi ve diğer mezheplere mensup Müslümanların farklılıklarına rağmen hac ibadetini aynı beldede yerine getirdiğini ifade eden PAS lideri, bu kutsallığın zaman zaman siyasi hedefler uğruna istismar edildiğini ileri sürdü.

Malezya’daki İngiliz sömürge yönetiminin 1928’de Terengganu halkını sömürgeciliğe karşı harekete geçiren Tuan Guru Hacı Abdul Rahman Limbong’u Mekke’ye sürgün ettiğini aktaran Awang, sürgün kararının kutsal beldeyle ilişkilendirilmesi nedeniyle bazı çevrelerce olumlu karşılandığını belirtti.

Awang’a göre Mekke’nin itibarı günümüzde de Osmanlı Hilafeti’nin yıkılmasındaki rolleri nedeniyle ödüllendirildiğini öne sürdüğü ülkelerle bağlantılı medya organları tarafından kullanılmaya devam ediyor. Bu ülkelerin geçmişte Filistin ve Beytülmakdis konusunda hayal kırıklığı yarattığını, bugün ise İsrail ve destekçileriyle ilişkilerini normalleştirdiğini savunan Awang, Filistin’i savunan çevrelere yönelik küçümseyici tutum sergilendiğini iddia etti.

Filistin ve Yemen vurgusu

Filistin’deki gelişmelere de değinen PAS Genel Başkanı, Beytülmakdis’in İsrail’in ağır saldırı ve baskısına maruz kaldığını belirtti. Awang, bu durumun ABD ve müttefiklerinin askeri, mali ve diplomatik desteğiyle sürdüğünü savunarak İsrail’le ilişkileri normalleştiren ülkeleri eleştirdi.

Awang, bağımsızlığını ve insani duyarlılığını koruduğunu düşündüğü az sayıdaki ülke ile grubun Filistin’e destek vermeyi sürdürdüğünü ifade etti. Mekke’nin kutsallığının, açık bir zulmü desteklemek veya Filistin davasına karşı çıkanları savunmak için gerekçe haline getirilmemesi gerektiğini söyledi.

Yazısında Kur’an’dan Hucurât suresinin 6. ayetine atıfta bulunan Awang, müminlerin doğruluğu araştırılmamış haberlere dayanarak bir topluluğa zarar vermemesi gerektiğini belirtti. Ayrıca İbn Mâce ve Ahmed bin Hanbel’de yer alan, yalancının doğru; doğru söyleyenin ise yalancı kabul edileceği bir dönemi anlatan hadisi aktardı.

Awang, Mekke’nin kutsallığının İslam’a, kutsal beldelere ve zulme karşı mücadele edenlere yönelik iftira kampanyalarında kullanılmasını büyük günah olarak nitelendirdi. Tevbe ve Enfâl surelerinden ayetler aktararak, kutsal mekânların bakımını üstlenmenin veya hacılara hizmet sunmanın, inanç ve adalet sorumluluğunun yerine geçmeyeceğini savundu.

PAS lideri, Kur’an’da anlatılan gelişmelerin farklı dönemlerde benzer biçimlerde tekrarlanabileceğini söyledi. Batı medyasıyla birlikte hareket eden bazı yerel medya kuruluşlarının, Osmanlı Hilafeti’nin yıkılmasında rol oynadığını ileri sürdüğü propagandayı bugün yeniden dolaşıma soktuğunu öne sürdü.

Awang, söz konusu çabaların İslami gücün yeniden yükselmesini engellemeyi amaçladığını iddia etti. Bu gündemin Siyonistler, farklı çağdaş ideolojilere mensup gruplar ve münafıklar arasında oluşturulan bir ittifak tarafından yürütüldüğünü savundu.

Abdul Hadi Awang’ın yazısı 10 Rebîü’lâhir 1448, Miladi takvimle 22 Eylül 2026 tarihini taşıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu