Kurtulmuş’tan fon soruşturması açıklaması: Hesap sorulmalı
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, fon soruşturması kapsamında yatırımcıların mağdur edilmesine tepki göstererek sorumluların mutlaka hesap vermesi gerektiğini söyledi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Portekiz ziyareti öncesinde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Kurtulmuş’un açıklamalarında fon soruşturması, Filistin, Terörsüz Türkiye süreci, yeni anayasa ve Mekke Savunma Anlaşması öne çıktı.
Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmesini daha önce yıllık faaliyet değerlendirme toplantısında da yaptığını hatırlatan Kurtulmuş, çok sayıda kişiyi ilgilendiren olayın ciddi sonuçları olduğunu belirtti. Borsaya, birikimlerini değerlendirmek amacıyla yatırım yapan vatandaşların paraları üzerinden spekülasyon veya haksız kazanç sağlayanların mutlaka hesap vermesi gerektiğini ifade etti.
Bir fonda insanların gelecek beklentilerinin biriktiğini söyleyen Kurtulmuş, bu birikimlere el konulmasının kabul edilemeyeceğini vurguladı. Soruşturmanın kısa sürede sonuçlanmasını ve Borsa İstanbul’un güvenli bir zemine kavuşmasını temenni etti.
Kurtulmuş, olayın yalnızca yolsuzluk ve spekülasyon açısından değil, ekonomik güvenlik bakımından da ele alınması gerektiğini söyledi. İlgili bakanlığın gerekli tedbirleri zamanında aldığını belirten Kurtulmuş, ekonomik güvenlik konusunda soru işareti bırakmayacak ilave adımların atılması gerektiğini kaydetti.
Savcılıkların soruşturmayı titiz ve kapsamlı biçimde tamamlayarak davaları açması gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, bu konuda sorumluların yaptıklarının yanına kâr kalmaması için kararlı bir tutum sergilenmesini beklediğini söyledi. Türkiye’deki borsanın geniş ve derin bir yapıya sahip olmadığını belirten Kurtulmuş, küçük bir gelişmenin dahi yanlış dalgalanmalara yol açabileceği uyarısında bulundu. Yerli ve yabancı yatırımcıların güveninin korunmasının, konunun hukuki boyutu kadar önemli olduğunu ifade etti.
Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması konusunda Meclis Başkanlığının tek başına inisiyatif sahibi olmadığını belirten Kurtulmuş, Karma Komisyonun gündeminde 1096 dosya bulunduğunu açıkladı. Meclisin tatilde olduğunu ve henüz yeni bir fezlekenin gündeme gelmediğini söyleyen Kurtulmuş, dosyalar ulaştığında izlenecek sürecin belli olduğunu kaydetti.
Erdoğan’ın BM konuşmasına değerlendirme
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulundaki 16’ncı konuşmasını da değerlendiren Kurtulmuş, konuşmanın önceki hitapların ötesinde ve son derece iddialı olduğunu söyledi. Erdoğan’ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve yönetiminden hesap sorulması yönündeki küresel vicdanı dile getirdiğini belirtti.
Netanyahu’nun konuşmasını, içine düştüğü çaresizliğin yansıması olarak nitelendiren Kurtulmuş, İsrail Başbakanının Genel Kurulda şimdiye kadarki en yoğun protestolardan biriyle karşılaştığını ifade etti. Çok sayıda ülke temsilcisinin salonu terk etmesini, İsrail’in 7 Ekim sonrasında Filistin’de yürüttüğü politikalara karşı uluslararası kamuoyunun tepkisinin güçlendiğinin göstergesi olarak değerlendirdi.
Kurtulmuş, Netanyahu’nun Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef almasının nedenini, Türkiye’nin İsrail saldırılarının başlamasından bu yana en güçlü tepkiyi veren ülkelerden biri olmasıyla açıkladı. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın başka bir parlamentoda konuşmadığını, ancak TBMM’de hitap ettiğini hatırlatan Kurtulmuş, İsmail Haniye’nin cenaze törenine de Türkiye’nin geniş bir heyetle katıldığını söyledi.
Uluslararası toplantılarda Filistin konusunda Türkiye’nin başlangıçta yalnız kaldığını belirten Kurtulmuş, zamanla çok sayıda ülkenin benzer bir tutum almaya başladığını ifade etti. Bu değişimi Türkiye’nin diplomatik alandaki başarısı olarak nitelendiren Kurtulmuş, İsrail lehine açıkça konuşan ülke sayısının giderek azaldığını savundu.
İzleme Komisyonu ve Terörsüz Türkiye süreci
Kurtulmuş, Mecliste kurulması planlanan İzleme Komisyonunun oluşturulmasında, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda uygulanan müzakereci yöntemin esas alınacağını söyledi. Komisyonun yürütme görevi üstlenmeyeceğini belirten Kurtulmuş, yapının süreci millet adına takip edecek bir “üçüncü göz” işlevi göreceğini kaydetti.
Uygulamaya ilişkin kararların Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığındaki kurul tarafından alınacağını ifade eden Kurtulmuş, komisyonda Mecliste grubu bulunan bütün siyasi partilerin temsil edilmesi gerektiğini söyledi. Komisyonun en kısa sürede kurulmasını beklediğini belirtti.
Yasada üç önemli güvence bulunduğunu anlatan Kurtulmuş, ilk olarak sahadaki gözlemlerle örgütün silah bıraktığının ve kendini feshettiğinin tespit edilmesi, ardından Milli Güvenlik Kurulu kararının ortaya çıkması gerektiğini söyledi. Bu karar alınmadan, 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen düzenlemenin yürürlüğe girmeyeceğini vurguladı.
İkinci aşamada uygulamaya ilişkin hususların ve dosyaların tek tek inceleneceğini belirten Kurtulmuş, bu görevin Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığındaki kurul tarafından yürütüleceğini açıkladı. Üçüncü güvence olarak ise Meclis İzleme Komisyonunun yalnızca süreci takip edeceğini ve gerekli görülmesi halinde yasal düzenleme önerileri hazırlayabileceğini ifade etti.
Silahların tespiti, yasal değişiklikler ve infaz düzenlemeleri gibi kapsamlı başlıklar bulunduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, kurul bünyesinde alt komisyonlar oluşturulmasının kaçınılmaz olabileceğini söyledi.
Sürecin siyaseten ağırdan alındığı yönündeki eleştirileri reddeden Kurtulmuş, 467 oyla kabul edilen düzenlemenin Meclisin konuya verdiği önemi gösterdiğini belirtti. Bazı çevrelerin süreci engellemek istediğini ve siyaseti itibarsızlaştırmanın bu amaçla kullanılabileceğini savunan Kurtulmuş, bütün adımların planlanan çerçevede ilerlediğini ifade etti.
Yeni dönemin yeni bir siyasi dil gerektirdiğini vurgulayan Kurtulmuş, yalnızca silahların değil, zihinlerdeki silahların da bırakılması gerektiğini söyledi. Ayrılıkçı ve ayrımcı söylemlerden vazgeçilmesi çağrısında bulunan Kurtulmuş, Türkiye’nin terör sorununu geride bırakma konusunda kararlı olduğunu ve süreci engellemeye çalışanların kaybedeceğini kaydetti.
Bölgesel gelişmelerin Terörsüz Türkiye hedefine katkı sunduğunu belirten Kurtulmuş, PYD’nin Suriye’deki Şara yönetimiyle entegrasyonunun olası bir çatışma ortamını azalttığını söyledi. İran’ın kuzeyindeki PJAK unsurlarını silahlandırma girişiminin de Türkiye’nin desteğiyle başarısız olduğunu ifade etti.
Irak’taki silahlı grupların silahlarını devlet kurumlarına teslim etmesine yönelik bir sürecin kabul edildiğini hatırlatan Kurtulmuş, Irak’ta milislerin devlete hızlı biçimde entegre edilmesi halinde terörsüz bölge hedefinin de güç kazanacağını söyledi. Bölgedeki gelişmelerden rahatsız olan ve provokasyon arayışında bulunan unsurlara karşı herkesin dikkatli olması gerektiğini belirtti.
Kurtulmuş, ilgili yasanın 467 oyla kabul edilmesinin beklentilerin üzerinde olduğunu ve bunun Meclis tarihindeki en yüksek destekli hukuki metinlerden biri olduğunu dile getirdi.
Yeni anayasa ve erken seçim gündemi
Türkiye’nin sivil, çağdaş, kapsayıcı ve demokratik bir anayasaya ihtiyacı olduğunu söyleyen Kurtulmuş, mevcut Meclisin yeni anayasa hazırlama gücüne sahip olduğunu belirtti. “Kurucu Meclis” tartışmalarını demokratik bulmadığını ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin ilk anayasasının üzerinden 150 yıl geçtiğini hatırlatarak yeni bir anayasa için zamanın uygun olduğunu söyledi.
Erken seçim konusunda ise Mecliste 360’tan fazla milletvekilinin talebi halinde seçimlerin yenilenebileceğini hatırlatan Kurtulmuş, ancak mevcut siyasi gündemin seçimlerin yenilenmesi olmadığını ifade etti.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin büyük ölçüde yerleştiğini ve halk tarafından kabul gördüğünü belirten Kurtulmuş, sistemin eksik veya aksayan yönlerinin tartışılabileceğini söyledi. Yüzde 50+1 şartı gibi başlıkların ancak anayasa değişikliği gündeme geldiğinde ele alınabileceğini, nihai kararın siyasi partiler arasındaki uzlaşmayla şekilleneceğini kaydetti.
Seçim Yasası ve Siyasi Partiler Yasası’nda değişiklik yapılması teklifini olumlu karşılayan Kurtulmuş, TBMM İçtüzüğü konusunda da düzenleme ihtiyacı bulunduğunu dile getirdi. Genel Kurulda yasa görüşmelerine çoğu zaman akşam saatlerine kadar başlanamadığını belirten Kurtulmuş, hedeflerinin herhangi bir partinin sözünü kısıtlamak değil, Meclis çalışmalarını daha verimli hale getirmek olduğunu söyledi.
Mekke Savunma Anlaşması açıklaması
Kurtulmuş, Mekke Savunma Anlaşması’nın yalnızca Husilere atfedilen saldırılar üzerine şekillendiği yorumlarının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Bölgedeki en büyük istikrarsızlık kaynağının İsrail’in saldırıları olduğunu belirten Kurtulmuş, İsrail’in Filistin, Lübnan, Suriye, Irak, Yemen ve Katar’a yönelik saldırılarını hatırlattı.
Anlaşmanın, bölge ülkelerini maruz kaldıkları saldırılara karşı korumak amacıyla gündeme getirildiğini ifade eden Kurtulmuş, yapının zamanla genişleyerek İslam coğrafyasındaki ülkelerin katkı sunduğu ortak bir güvenlik şemsiyesine dönüşmesini temenni etti. Mekke Savunma Anlaşması’nın herhangi bir savunma paktına alternatif olmadığını ve belirli bir devlete karşı hazırlanmadığını vurguladı.
Kurtulmuş, anlaşma konusunda şu aşamada TBMM’ye ulaşan bir teklif bulunmadığını, ancak konunun Meclis gündemine gelmesinin doğal olacağını söyledi.




