Florida-İngiltere ilişkileri: İsrail boykotu tehdidi

Florida Senatörü Randy Fine, İngiltere’nin İsrail yerleşimlerine yönelik boykot kararını sürdürmesi halinde eyalet yaptırımlarıyla karşılaşabileceğini söyledi.

ABD Kongresi’nde Florida’yı temsil eden Senatör Randy Fine, İngiltere’nin işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerine yönelik boykot politikasını sürdürmesi halinde Florida’nın İngiliz hükümetine karşı özel yaptırımlar uygulayabileceğini öne sürdü.

Fine’ın açıklaması, Londra’nın Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ticaretini yasaklama ve yerleşim faaliyetleriyle bağlantılı kişi ve kuruluşlara yaptırım uygulama kararının ardından geldi. Senatör, X hesabından yaptığı paylaşımda İngiltere’yi sert biçimde eleştirdi.

Florida’nın İngiltere’nin en büyük ticaret ortaklarından biri olduğunu belirten Fine, Londra’nın politikalarının ekonomik sonuçlar doğurabileceğini savundu. Senatör ayrıca, İsrail’i boykot eden her şirket veya ülkenin Florida tarafından boykot edileceğini ifade etti.

Florida eyalet yönetimi, İngiltere’nin kararına ya da Fine’ın açıklamalarına ilişkin şu ana kadar resmi bir değerlendirme yapmadı. Fine’ın da mevcut durumda eyalet yönetiminde herhangi bir görevi bulunmuyor.

Florida’nın uygulayabileceği yaptırımlar

Fine, eyalet meclisinde görev yaptığı dönemde, 2018’de İsrail’i boykot eden şirket ve kuruluşlara yaptırım uygulanmasını ve bu kuruluşlara yatırım yapılmamasını öngören bir yasanın hazırlanmasına katkı sağlamıştı.

Düzenlemeye göre bir şirket boykot politikasını sürdürürse, 90 günlük sürenin ardından kamu yatırımlarının geri çekilmesi gerekiyor. Kamu fonlarının söz konusu şirketlere ait halka açık menkul kıymetleri de 12 ay içinde elden çıkarması öngörülüyor.

Yasa, belirli koşullarda yabancı devletlerin borçlarına yatırım yapılmasını da sınırlandırıyor. Kamu fonlarıyla üniversitelerin bağış ve emeklilik fonları, listede yer alan yabancı hükümetlerin borçlarını satın alamıyor veya ellerinde tutamıyor.

İsrail’i boykot eden şirketlerin Florida eyaletinden gelecekte sözleşme ya da hibe almasının engellenmesi de düzenlemenin kapsamındaki yaptırımlar arasında yer alıyor. Boykotu sona erdirdikten sonra yeniden başlatan şirketler ise tekrar listeye alınabiliyor ve yaptırım süreçleri yeniden işletilebiliyor.

Airbnb örneği

Fine, Florida’nın daha önce turistik konut kiralama platformu Airbnb’ye karşı benzer bir uygulamaya başvurduğunu söyledi. Airbnb, 2018’de işgal altındaki Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerinde bulunan konut ilanlarını platformundan kaldıracağını açıklamıştı. Florida yönetimi, şirketi 2019’da yerleşimlere ilişkin politikası nedeniyle incelemeye tabi kuruluşlar listesine almıştı.

Ancak haberde, Fine’ın Airbnb örneğine ilişkin değerlendirmesinin tam olarak doğru olmadığı belirtildi. Şirket, ABD’nin çeşitli eyaletlerinde ve İsrail’de açılan davaların ardından hukuki uzlaşmaya giderek ilanları kaldırma kararından vazgeçti.

Airbnb, Batı Şeria’daki konut ilanlarını kaldırmayacağını, ancak bölgedeki faaliyetlerden kâr elde etmeyeceğini duyurdu. Şirket ayrıca bu faaliyetlerden sağlanacak gelirlerin dünyanın farklı bölgelerinde insani yardım çalışmaları yürüten sivil toplum kuruluşlarına aktarılacağını açıkladı.

Florida-İngiltere ilişkileri ve tarihsel arka plan

Florida-İngiltere ilişkileri, günümüzdeki ekonomik bağların yanı sıra bölgenin sömürge dönemine uzanan tarihsel bir geçmişe dayanıyor. Kuzey Amerika’daki 13 koloni İngiliz Kraliyeti’ne karşı bağımsızlık mücadelesine girerken Florida, 1783’e kadar İngiliz yönetimine bağlı kaldı.

Britanya, 1763 Paris Antlaşması’yla Florida’yı İspanya’dan aldı. Bölgenin genişliği nedeniyle Florida, Apalaçikola Nehri sınır kabul edilerek Doğu ve Batı Florida olmak üzere iki kraliyet kolonisine ayrıldı. Doğu Florida’nın merkezi St. Augustine, Batı Florida’nın merkezi ise Pensacola oldu. Her iki koloni de Kraliyet tarafından atanan valiler, sivil görevliler ve meclisler aracılığıyla yönetildi.

Florida’nın Amerikan Devrimi’ne katılmamasında ekonomik ve idari bağımlılık önemli rol oynadı. Bölge, kendi kendini yönetecek kapasiteye henüz sahip değildi ve İngiliz Parlamentosu’nun sağladığı yıllık mali desteğe ihtiyaç duyuyordu. İngiliz birlikleri de yerleşimcileri yerli toplulukların saldırılarına ve denizden gelebilecek tehditlere karşı koruyordu.

Kuzeydeki kolonilerde bağımsızlık sürecini hızlandıran vergiler Florida’yı aynı ölçüde etkilemedi. Bölgenin ekonomisi büyük ölçekli sanayi ve ihracata dayanmıyordu. İngiliz yönetimi 1763’ten itibaren göçü teşvik ederek geniş arazi hibeleri sağladı; pirinç, şeker, kereste ve indigo üretimini geliştirdi. Yerli topluluklarla kürk ticaretine dayalı bağlantılar da kuruldu.

Florida, 1776’da bağımsızlığını ilan eden 13 koloniye katılmadı ve Kıta Kongresi’ne temsilci göndermedi. İspanya’nın 1781’de savaşa dahil olmasının ardından dengeler değişti. Savaşın 1783’te sona ermesiyle İngiltere Florida’yı İspanya’ya bıraktı. ABD ise bölgeyi 1819’da İspanya’dan satın aldı; Florida, 1845’te ülkenin resmi eyaletlerinden biri haline geldi.

Günümüzde ekonomik bağlar

Tarihsel ayrılığa rağmen Florida-İngiltere ilişkileri ticaret, yatırım, turizm, eğitim, bilim, teknoloji ve kültür alanlarında sürüyor. İngiliz şirketleri ile Karayipler’de faaliyet gösteren İngiliz işletmelerinin Florida’da 88 binden fazla kişiye istihdam sağladığı belirtiliyor. Bu durum İngiltere’yi eyaletteki en büyük yabancı yatırımcı konumuna getiriyor.

2025 yılında Florida ile İngiltere arasındaki toplam mal ticareti 4,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. İngiltere, Florida’nın Avrupa’daki dördüncü, dünya genelindeki ise 16’ncı en büyük ikili ticaret pazarı oldu.

Aynı yıl yaklaşık 1,2 milyon İngiliz vatandaşı Florida’yı ziyaret etti. Bu sayı, eyalete gelen uluslararası ziyaretçilerin yüzde 9,7’sine karşılık geldi ve İngiltere’yi Florida’ya gelen ziyaretçiler açısından üçüncü sıraya taşıdı.

ABD Nüfus Bürosu’nun Amerikan Toplumu Araştırması verilerine göre, 2024 itibarıyla Florida’da Birleşik Krallık doğumlu yaklaşık 72 bin kişi yaşıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu