İsrail’in Türk Mimarları: Jön Türklerin Filistin Üzerindeki Oyunları
Jön Türklerin Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkma planları ve Filistin üzerindeki etkileri detaylı bir şekilde ele alınıyor.
NUH ALNAYRAK / STAR
19. yüzyılın başlarında, İngiliz Yahudi ittifakı, Filistin’de bir devlet kurulması için Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkmayı hedeflemişti. Bu amaçla, Osmanlı’nın içinde bulunan paşaları kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak planlarını hayata geçirmeye çalıştılar.
Tanzimat ile birlikte Osmanlı’nın kapılarını açan Mason Reşid Paşa, Kırım Savaşı’na sokularak ilk kez borç almıştı. Rothschild ailesi, bu borçların karşılığında Filistin topraklarını istemişti. Sultan Abdülaziz, bu teklifi reddettiğinde, Midhat Paşa ve Avni Paşa tarafından tahttan indirilip öldürüldü.
30 Mayıs 1876’da tahta çıkan Sultan Murad Han, amcasının öldürülmesi üzerine büyük bir şok yaşadı ve saltanatı sadece üç ay sürdü. Bu beklenmedik gelişmenin ardından, 31 Ağustos 1876’da Abdülhamid Efendi tahta geçti. Ancak, bu kahraman Sultan’ın düşüşü de yine Türk paşalarının eliyle gerçekleşecekti.
Filistin’deki Yahudi göçü, Sultan Abdülaziz döneminde başlamıştı. I. Aliyah olarak bilinen ilk göç dalgasında, Rusya’dan gelen 145 bin Yahudi, Siyon Âşıkları Cemiyeti tarafından Filistin’e yerleştirildi. Rothschild ailesinin desteğiyle bu göçler hız kazandı.
Sultan Abdülhamid, Mescid-i Aksa’da yapılacak bir tamirat için Yahudi ustayı içeri sokmak istemedi. Bunun sebebini, “Yahudiler, ayaklarının bastığı yeri kendi mülkü zanneder!” diyerek açıkladı. Bu hassasiyet, Yahudilerin Filistin’e yerleşme arzusunu gözler önüne seriyordu.
Abdülhamid, mülk satışlarının artması üzerine, 8 Aralık 1890’da, Yahudilerin Kudüs civarında toplanmasının yasaklandığını belirten bir irade yayınladı. Ancak, bazı devlet memurlarının zaafları nedeniyle bu tedbir tam anlamıyla uygulanamadı.
İngiliz Yahudi ittifakı, Abdülmecid ve Abdülaziz dönemlerinde Osmanlı’yı içten sarsmayı başardı, fakat Filistin’deki hedeflerine ulaşamadılar. Benjamin Disraeli, Abdülhamid’in ilk yıllarında, hedeflerine ulaşmak için kurumsal vesayetler geliştirmeye karar verdi. Bu süreçte, Jön Türkler aracılığıyla Osmanlı İmparatorluğu’nu içten çökertmek için Meşrutiyet ilan edildi.
Osmanlı’nın içindeki bu hareketlilik, 1908’de Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte hız kazandı. Ancak, bu süreçte Abdülhamid, Meclis’i kapatarak yönetimi tekrar kontrol altına aldı. İngilizlerin ve Yahudilerin planları, Abdülhamid’in bu direnişiyle sekteye uğradı.
İttihat ve Terakki, Abdülhamid’i devirmek için gizli bir örgüt olarak kuruldu. Bu örgütün liderleri, İngiliz ve Yahudi destekleriyle hareket ederek, Osmanlı’nın parçalanması için çalıştılar. 31 Mart 1909’da gerçekleşen isyan, bu planların bir parçasıydı.
Abdülhamid, tahttan indirilerek Selanik’e sürgün edildi. Bu süreçte, İngilizlerin ve Yahudilerin Osmanlı üzerindeki etkisi arttı. Jön Türkler, İngilizlerin desteğiyle Abdülhamid’i devirdikten sonra, Filistin toprakları üzerindeki kontrolü de kaybetmeye başladı.
Sultan Abdülhamid’in düşüşü, Siyonistlerin Filistin’de devlet kurma hayallerinin önündeki en büyük engelin ortadan kalkması anlamına geliyordu. 1917’de Balfour Deklarasyonu ile birlikte, İngilizler Filistin’de bir Yahudi devleti kurma niyetlerini açıkça ortaya koydu.
Sonuç olarak, Abdülhamid’in tahttan indirilmesi, Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkma planlarının bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Jön Türkler, bu süreçte sadece Osmanlı’yı değil, aynı zamanda Filistin’i de kaybetmiş oldular.




