Piskopos Strickland: Gazze ve Lübnan’daki Katliamlar İsa’ya İhanettir!

Piskopos Joseph Strickland, Gazze ve Lübnan’daki katliamların dini gerekçelerle meşrulaştırılamayacağını vurguladı.

İslami Analiz / Haber Merkezi

İsrail’in Gazze ve Lübnan’da gerçekleştirdiği saldırılar, bazı Hristiyan Siyonistler tarafından dini metinlerle aklanmaya çalışılmakta. Bu duruma tepki olarak, ABD’li Katolik Piskopos Joseph Strickland, Tucker Carlson’ın programında yaptığı açıklamalarda, sivillere yönelik kitlesel öldürmelerin hiçbir dini veya ahlaki temele dayandırılamayacağını ifade etti.

Strickland, Siyonizmin teolojik bir sapkınlık olduğunu ve bu tür şiddetin İbrahimi dinler açısından kabul edilemez olduğunu vurguladı. ABD Başkanı’nın Dini Özgürlükler Görev Gücü’nde görevli Carrie Prejean Bowler’ın, Gazze’deki masumların hayatının değerli olduğunu söylemesi ve Siyasi Siyonizm’i reddetmesi nedeniyle görevden alınmasını eleştirdi. Piskopos, Bowler’a destek vererek, Siyonizmin Hristiyanlara dayatılan sahte bir ajanda olduğunu belirtti.

“Carrie, komiteden kovuldu çünkü güç sahiplerinin duymak istemediği ‘Hakikati’ konuşuyordu. Gazze’deki masumların yıkıcı bir şekilde ölmesi, çağımızın gerçek Holokost’udur. Siyasi Siyonizm Hristiyanlığın bir parçası değildir ve Katolik Kilisesi bu konuda nettir.”

Tucker Carlson, günümüzde bazı Hristiyan liderlerin, İsrail’in masumlara yönelik şiddetini desteklemek için İncil’i kullandığını ve bu durumu sorgulayanları dışladığını ifade etti. Piskopos Strickland, bu duruma yanıt olarak, İsa’nın mesajının şiddeti desteklemediğini belirtti.

“İsa’nın mesajında bunu bana göstersinler; bulamayacaklar. Hristiyanlığı masumları yok etmek için bir silah olarak kullanmak, Mesih’in mesajını suistimal etmektir. İsa, ‘Göze göz, dişe diş dönemi bitti’ diyerek yeni bir ahit getirmiştir.”

Strickland, İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki eylemlerinin ‘nefsi müdafaa’ veya ‘tali hasar’ gibi kavramlarla savunulmasına itiraz etti. Savaşın gerçek bir tehdide karşı ve orantılı olması gerektiğini belirten Piskopos, masumların ölümünü ‘tali hasar’ olarak adlandırmanın kalplerin katılaştığını gösterdiğini ifade etti.

“Masumların kasten öldürülmesini meşru gören bir zihniyet, insanlık için yıkıcı bir karanlığa sapmıştır.”

İsrail’in, Hristiyanlar için önemli olan Kutsal Kabir Kilisesi’ni kapatmasını değerlendiren Carlson, bu kilisenin geçmişteki savaşlarda bile kapatılmadığını hatırlattı. Strickland, bu durumu, Siyonist rejimin totaliter ve kaba kuvvete tapan karakteriyle açıkladı.

“Bu bir güvenlik kararı değil, totaliter bir kibrin sonucudur. Diyorlar ki; ‘Güç bizde, bombalar bizde, istediğimizi yaparız.’ Ahlakı ve tarihi emsalleri unutun… Bu, gücü elinde bulunduranların hakikati ve inancı ezmeye çalışmasıdır.”

Programın sonunda, liderlerin ve medyanın İsrail’in işlediği savaş suçlarını neden görmezden geldiği tartışıldı. Piskopos Strickland, bu suskunluğu doğrudan ‘Kötülüğün’ güçleri tarafından esir alınması olarak değerlendirdi.

“İsrail adı verilen siyasi yapı, siyasi ajandalar veya içselleştirilmiş sahte dini fikirler nedeniyle hakikati gizliyor. Gazze’de veya Lübnan’da masum sivillere karşı işlenen vahşeti görmezden geldiğimizde, karanlık bir yola girmiş oluruz. Bu, herkesin ‘O hakikati görmezden gelelim, değil mi?’ diyerek anlaştığı sinsi bir ‘Suç Ortaklığı Kulübü’dür.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu