ABD İstihbaratı: Çin Yeni Nesil Nükleer Silahlar Geliştiriyor
ABD istihbaratı, Çin’in yeni nesil nükleer silahlar geliştirdiğini ve nükleer modernizasyon sürecine girdiğini rapor etti.
ABD istihbarat servisleri, Çin‘in nükleer silah kapasitesini artırmak amacıyla gizli denemeler gerçekleştirdiğini ve “taktik nükleer silahlar” geliştirdiğini öne sürdü. CNN tarafından 21 Şubat 2026’da yayımlanan rapor, Çin’in nükleer stratejisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını ortaya koyuyor. Raporda, Pekin’in yalnızca nükleer caydırıcılıkla yetinmeyip, ABD ve Rusya ile teknolojik eşitliği sağlamak için büyük bir modernizasyon sürecine girdiği belirtiliyor.
Sızan bilgilere göre, Çin’in 1996’dan bu yana uyguladığı test moratoryumunu 22 Haziran 2020’de Lop Nur tesisinde gerçekleştirdiği gizli bir yeraltı testiyle ihlal etmiş olabileceği ifade ediliyor. Bu testin, tek bir fırlatıcı ile birden fazla minyatür nükleer başlık taşıyabilen MIRV teknolojisinin geliştirilmesi amacıyla yapıldığı düşünülüyor.
Rapor, Çin’in nükleer kapasitesinin mevcut durumu ve 2030 hedefleri hakkında da bilgiler sunuyor. Şu anda yaklaşık 600 operasyonel nükleer başlığa sahip olduğu tahmin edilen Çin’in, 2030 yılı itibarıyla bu sayıyı 1.000’in üzerine çıkarmayı hedeflediği belirtiliyor. Ayrıca, Lop Nur tesisinin ana test üssü olarak aktif genişleme sürecinde olduğu ve gelecekte tam kapasite modernizasyon merkezi haline geleceği öngörülüyor. Çin’in nükleer silah türleri arasında stratejik füzeler (DF-41 gibi) bulunurken, gelecekte taktik ve düşük verimli nükleer silahların da devreye girmesi bekleniyor.
İstihbarat kaynakları, Çin’in daha önce üretmediği “düşük tahrip gücüne sahip taktik nükleer silahlar” geliştirmeye odaklandığını vurguluyor. Bu silahların, olası bir Tayvan işgali sırasında ABD‘nin müdahalesini engellemek veya bölgedeki askeri hedefleri yok etmek amacıyla kullanılabileceği ifade ediliyor. Pentagon‘un 2024 ve 2025 yıllarında yayımladığı raporlar, Çin Hava Kuvvetleri’nin nükleer modernizasyon hızının tarihsel olarak eşi benzeri görülmemiş bir düzeye ulaştığını ortaya koymuştu. Ancak Pekin, bu iddiaları ABD‘nin kendi nükleer hegemonyasını sürdürmek için uydurduğu siyasi manevralar olarak nitelendirerek reddediyor.
5 Şubat 2026’da ABD ile Rusya arasında imzalanan son büyük nükleer anlaşma olan New START‘ın sona ermesi, dünyayı kontrolsüz bir nükleer silahlanma yarışının eşiğine getirmiş durumda. Başkan Trump, Çin‘in dahil olmadığı hiçbir yeni anlaşmaya imza atmayacağını belirtirken; Çin, cephaneliğinin ABD ve Rusya‘nın çok gerisinde olduğunu savunarak müzakerelere katılmayı reddediyor.




