İran, Hürmüz Boğazı İçin İstikrar Şartlarını Açıkladı
İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Muhibbi, Hürmüz Boğazı’nın normale dönmesi için savaşın sona ermesi ve beş koşulun karşılanması gerektiğini söyledi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, Markazi eyaletinde medya yöneticileriyle yaptığı toplantıda, savaşların fiziki boyutunun sona ermesinin çatışmanın bütünüyle bittiği anlamına gelmediğini söyledi. Muhibbi’ye göre savaş, hibrit yapısı ve farklı alanlardaki etkileriyle devam ediyor; bu süreçte medya en kritik cephelerden biri olmayı sürdürüyor.
Medyanın kamuoyu üzerindeki etkisine dikkat çeken Muhibbi, gazetecilerin mevcut koşullarda yalnızca haber aktarmakla sınırlı bir sorumluluk taşımadığını belirtti. Tarihin medya mensuplarının tutumunu değerlendireceğini ifade eden Muhibbi, savaşın boyutlarını, taraflarını ve hedeflerini gerçeklere dayalı biçimde ortaya koyan, aynı zamanda krizden çıkış yollarını ele alan stratejik bir anlatıya ihtiyaç olduğunu savundu.
DMO Sözcüsü, medya alanındaki mücadelenin askeri gelişmeler kadar belirleyici hale geldiğini ve doğrulanmış bilgilerin toplumsal direncin korunması açısından önem taşıdığını dile getirdi.
Savaşın teknolojik ve bilişsel boyutu
Muhibbi, günümüzde çatışmaların yalnızca sahadaki fiziki yıkımla açıklanamayacağını söyledi. Düşmanın hedefleri arasında toplumların algılarını ve inançlarını değiştirmek de bulunduğunu belirten Muhibbi, küçük çaplı karakol ve kontrol noktası saldırılarının bazı unsurlara destek mesajı vermek ve psikolojik baskı oluşturmak amacıyla kullanılabildiğini ifade etti.
Yapay zekâ ve gelişmiş teknolojilerin savaş alanındaki rolüne de değinen Muhibbi, yazılım tabanlı komuta sistemleri, ticari açık kaynak verileri, insansız hava araçları ve gelişmiş sensörler sayesinde hedef tespitinden saldırıya kadar geçen sürenin saniyelere indiğini söyledi. Muhibbi, yapay zekânın savaş yönetiminde merkezi bir unsur haline geldiğini savundu.
DMO Sözcüsü ayrıca, geçmişte ABD’nin çatışmaları çoğunlukla üçüncü ülkelerin topraklarında yürüttüğünü, ancak mevcut savaşta ortaya çıkan stratejik zararların doğrudan ABD’nin güvenlik ve ekonomik hesaplarına yansıdığını öne sürdü.
Küresel tedarik zincirlerindeki etkilenmeye de işaret eden Muhibbi, enerji, gıda, mikroçip ve gübre tedarikinin savaş nedeniyle zarar gördüğünü belirtti. Hürmüz Boğazı’nın bu denklemdeki stratejik konumuna dikkat çeken Muhibbi, savaş öncesinde boğazdan günlük yaklaşık 15 milyon varil ham petrol ile 5 milyon varil işlenmiş petrol ürünü geçtiğini, bu miktarın daha sonra ciddi biçimde azaldığını söyledi. Muhibbi ayrıca ABD’nin stratejik petrol rezervlerinin 415 milyon varilden 298 milyon varile gerilediğini iddia etti.
İran’ın Hürmüz Boğazı için öne sürdüğü koşullar
Tuğgeneral Muhibbi, bölgesel istikrarın sağlanması ve Hürmüz Boğazı’nın tamamen normale dönmesi için İran’ın beş koşul öne sürdüğünü açıkladı. Bu koşullar arasında savaşın bütünüyle sona ermesi ve tehditlerin durdurulması, İsrail ordusunun Lübnan’dan tamamen çekilmesi ve Yemen’e yönelik ablukanın kaldırılması yer aldı.
Muhibbi, İran’ın dondurulmuş 24 milyar dolarlık varlıklarının serbest bırakılmasını ve ülkenin füze ile nükleer kapasitesine yönelik her türlü müdahaleden vazgeçilmesini de Tahran’ın şartları arasında gösterdi. Bu koşullar karşılanmadan Hürmüz Boğazı’nda tam anlamıyla istikrar sağlanamayacağını savundu.
İran’ın savunma ve saldırı kapasitesinde önemli değişimler yaşandığını belirten Muhibbi, “12 Gün Savaşı”ndan “Ramazan Savaşı”na kadar askeri teçhizat ve silah sistemlerinde köklü dönüşümler gerçekleştiğini söyledi. Muhibbi, düşmanın iki ya da üç hedefi vurması halinde İran’ın 20 hedefe karşılık verebilecek güce ulaştığını ifade etti.




