Davutoğlu’ndan Ahmed Şara’ya Tarihi Çağrı
Ahmet Davutoğlu, TBMM’de yaptığı konuşmada Suriye politikasına dair sert eleştirilerde bulundu ve Ahmed Şara’ya tarihi bir çağrıda bulundu.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, TBMM’deki “Yeni Yol” Grup Toplantısı’nda muhalefet ve iktidara yönelik eleştirilerini dile getirdi. Davutoğlu, G-7 Zirvesi’ne Türkiye’nin davet edilmemesini “Vah halimize” diyerek eleştirirken, Suriye politikasında yaşadığı zorlukları da aktardı. Şam yönetimine ve Başbakan Ahmed Şara’ya tarihi bir çağrıda bulunarak, bölgede yeni bir işbirliği kurulması gerektiğini vurguladı.
Geçtiğimiz hafta düzenlenen G-7 Zirvesi’nde Türkiye’nin yer almamasını sert bir dille eleştiren Davutoğlu, uluslararası alanda Türkiye’nin dışlandığını savundu. “G-7’ye katılan ülkeleri sıralıyorum: Brezilya, Mısır, Hindistan, Kenya, Güney Kore, Katar, Suriye, Ukrayna, Birleşik Arap Emirlikleri… Türkiye yok! Eğer Kenya ve Güney Kore gibi ülkeler davet ediliyorsa, Türkiye’nin masada olmaması vahim bir durumdur. Bu, gerçek bir müzakere için değil, sadece bir şov için orada oldukları anlamına gelir,” dedi.
Suriye konusunda hem iktidarın hem de muhalefetin kendisini yalnız bıraktığını belirten Davutoğlu, “En büyük bedeli şahsen ben ödedim” diyerek, “Her yerden saldırıya uğradım. İktidar sustu, Suriye’nin bedelini bana yükledi. Muhalefet ise Suriye’deki durumu anlamadan, bu yükü benim üzerime atmaya çalıştı. Şimdi soruyorum; bütün bu bedellerin sonucunda Şam’da Türkçe konuşan bir Dışişleri Bakanı var. Peki siz neredesiniz? Amerika mı ödedi Suriye’nin bedelini? Biz ödedik,” ifadelerini kullandı.
Davutoğlu, Suriye’deki yeni yönetimin lider kadrosuna ve Başbakan Ahmed Şara’ya seslenerek, “Sayın Şara’ya sesleniyorum: Şam toprakları Selahattin Eyyubi’nin topraklarıdır. Hiç kimsenin aracı veya uydusu olmayın. Başınızı kaldırın; İsrail’e, gerekirse Amerika’ya ve Fransa’ya karşı durun. Milyonlarca Suriyeliyi evinde barındıran Türk halkı sizin yanınızdadır. Kimsenin oyuncağı olmayın. Türkiye, Irak, Suriye ve İran arasında yeni ortaklıklar kurmalıyız. Mezopotamya-Levant hattını birlikte inşa etmeliyiz,” dedi.
Davutoğlu, eğitim yılının sona ermesi dolayısıyla atanamayan ve mülakat mağduru öğretmenlere de destek vererek, iç politikada eleştirilerini sürdürdü. “Türkiye, mağduriyet cumhuriyetine döndü. Mülakat ile öğretmenlik bir arada olamaz. Öğretmenlik kutsal bir meslektir; bu meslek mülakatla değil, aşk ve vicdan ile belirlenmelidir,” dedi.
Ücretli öğretmenlere yönelik tavırları da eleştiren Davutoğlu, “Ücretli öğretmenlere yapılan muamele, aşırı yararlanma suçudur. Ağır iş yükü verip haklarını vermemek Türk Ceza Kanunu ve İş Kanunu’na göre suçtur. Bu insanların hakları sınırlı sözleşmelerle gasp edilemez,” şeklinde konuştu.




