Lafarge Davası: Ticaretin Tarafsızlığı Efsanesi Sona Erdi

Lafarge davası, ticaretin tarafsızlığı efsanesini sona erdirerek, şirketlerin sorumluluklarını yeniden tanımlıyor.

Fransa’da görülen Lafarge davası, şirketlerin ceza sorumluluğunda önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Ali Osman Karaoğlu, bu davanın ticaretin tarafsızlığı efsanesini sona erdirdiğini belirterek, para kazanmak için her yolun mübah olmadığını vurguluyor.

13 Nisan 2026 tarihinde Paris Ceza Mahkemesi, Lafarge şirketini terörizmin finansmanı suçlamasıyla mahkum etti. Suriye’de 2011’de başlayan olayların ardından, 2012’de iç savaşa dönüşmesi, birçok silahlı grubun ortaya çıkmasına zemin hazırladı. Birleşmiş Milletler, bu süreçte yabancı şirketleri Suriye’den çekilmeleri konusunda uyarırken, Lafarge, 2010 yılında kurduğu Lafarge Suriye Çimento şirketi aracılığıyla faaliyetlerine devam etti.

Lafarge, iç savaşın derinleşmesiyle birlikte yabancı çalışanlarını Suriye dışına çıkarmış, ancak Suriyeli çalışanlarını istihdam etmeye devam etmiştir. Diğer şirketlerin çekilmesi ile çimento fiyatlarının artması, Lafarge için kârlı bir durum yaratırken, güvenlik sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Şirketin, DEAŞ gibi terör gruplarına 5 milyon avrodan fazla para aktardığı iddia edilmiştir.

2016 yılında, 11 eski Suriyeli çalışanın şikayeti üzerine Fransız makamları Lafarge ve üst düzey yöneticileri hakkında soruşturma başlattı. Çalışanlar, Lafarge’ın terör örgütleriyle anlaşmalar yaptığını ve DEAŞ’a güvenlik ödemesi adı altında büyük meblağlar aktardığını öne sürdü. Lafarge ise suçlamaları reddederek, paranın aracılara gönderildiğini savundu.

Terörizmin finansmanının yasaklanmasına ilişkin hukuki çerçeve, 1999 ve 2001 yıllarında oluşturulmuştur. Fransa, 2001’de ceza kanununa ekleme yaparak terörizmin finansmanını suç olarak kabul etmiştir. Mahkeme, Lafarge’ın terör örgütü DEAŞ’ı tanıdığı ve gönderdiği paraların terörizm faaliyetlerinde kullanıldığını bilmediğinin düşünülemeyeceğine karar verdi.

Fransız Mahkemesi, Lafarge’ı terörizmin finansmanından mahkum ederek, şirkete 1 milyon 125 bin avro para cezası ve yöneticilerine 3 ile 6 yıl arasında hapis cezası verdi. Ayrıca Lafarge, ABD’de de benzer bir davada suçunu kabul ederek, yaklaşık 778 milyon ABD doları ceza ödemeyi kabul etti.

Lafarge davası, Fransa’da bir ilki temsil etmekle kalmayıp, dünya genelinde de yankı uyandırmıştır. İlk kez bir şirket ve yöneticileri terörizmin finansmanından mahkum edilmiştir. Bu dava, şirketlerin insan hakları sorumluluğu konusundaki uluslararası çalışmalara da ışık tutmaktadır. Ticaretin tarafsızlığı efsanesi sona ermiş, şirketlerin yurtdışında terör örgütleriyle olan ilişkileri iç hukukun denetimine tabi tutulmuştur. Fransa’daki bu dava, diğer ülkeler için de emsal teşkil edecektir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu