Din ve Hayat Dergisi’nin 52. Sayısı ‘Mevlid-i Nebi’ Temasıyla Yayında
İstanbul Müftülüğü tarafından yayımlanan Din ve Hayat Dergisi’nin 52. sayısı, ‘Mevlid-i Nebi’ dosyasıyla okuyucularla buluştu.
İstanbul Müftülüğü tarafından yayımlanan Din ve Hayat Dergisi’nin 52. sayısı, 2026 kış döneminde ‘Mevlid-i Nebi’ dosya konusu ile okuyucularla buluştu. Bu yıl, 1 Eylül 2025 ile 31 Ağustos 2026 tarihleri arasında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın himayesinde, Hazreti Peygamber’in doğumunun 1500. yılı dolayısıyla çeşitli anma etkinlikleri düzenlenecek. Dergi, bu özel vesileyle Hz. Muhammed’in dünyaya gelişini farklı bilimsel perspektiflerden ele almayı amaçlıyor.
Dosyada, öncelikle Kur’an-ı Kerim’de Hz. Peygamber’in doğumunu müjdeleyen ayetler üzerinde duruluyor. Ardından, “Senin ömrüne yemin olsun” ayeti çerçevesinde O’nun doğumunun önemine vurgu yapılıyor. İslam Düşünce Tarihi, Tasavvuf, İslam Tarihi, Siyer ve Felsefe gibi çeşitli ilim dallarından peygamberlik müessesesi, Hazreti Peygamber’in doğumu öncesi ve sonrası hakkında farklı yorumlar sunuluyor. Ayrıca, konuyla ilgili rivayetler de inceleniyor. Bu bağlamda, İslami İlimler üzerine tartışmaları bir araya getiren ‘Yeni Siyer’ konulu bir röportaj da Prof. Dr. Ahmet Özel ile yapıldı.
Hazreti Peygamber’in doğumu vesilesiyle İslam Tarihi boyunca kutlanan mevlid-i nebî merasimleri de dergide ele alınıyor. Bu merasimlerin ilk olarak gerçekleştirildiği O’nun doğduğu evin tarihi hakkında belgeler ve görseller yer alıyor. Ayrıca, sanatın çeşitli alanlarında, edebiyat, resim, hüsn-i hat ve müzik gibi disiplinlerde O’nun doğumunun nasıl kutlandığına dair birçok örnek sunuluyor. Özellikle Süleyman Çelebi’nin Vesiletü’n-Necat adlı mevlidinin tarihi ve icrası incelenirken, Çelebi’nin Bursa’daki mezarına dair notlar ve fotoğraflar da derginin içeriğini zenginleştiriyor. Mevlid icraları üzerine hafız Amir Ateş ile bir sohbet gerçekleştirilmiş.
Derginin başyazısı Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’a ait. Arpaguş, “Hz. Peygamber (s.a.v.)’in Rehberliği” başlıklı yazısında, ilahi hikmetin beşeri boyutta tezahürü olan nübüvvete dikkat çekerek, “Nübüvvet, zihinlerle birlikte kalplerin de inşasını temin eden, hakikati somutlaştırıp hayata ve ahlaka dönüştüren bir müessesedir. Bu mühim müessese olmasa din, soyut bir inanç sistemi, ahlak ise hayattan kopuk göreceli değerler bütünü haline gelebilir” ifadelerini kullanıyor. Arpaguş, Hz. Muhammed’in varlığının ve mücadelesindeki sadakat ile ihlasın en büyük mucize olduğuna da vurgu yapıyor.
İstanbul Müftüsü Doç. Dr. Emrullah Tuncel ise “En Sevgili’nin (s.a.v.) Doğumundaki Güzellik” başlıklı yazısında, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) doğumunu değerli kılan unsurun ölümü ve onun değerini artıran şeyin de yaşamı olduğunu belirtiyor. Tuncel, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) mevlidinin milyonlarca kişi tarafından kutlanmasını sağlayan faktörün, O’nun dünyaya geliş anından ziyade, dünyadan ayrılış anındaki durumu olduğunu vurguluyor.
Dergi Editörü Dr. Fulya İbanoğlu, sayının içeriği hakkında, “Her şeyin sahibi Allah ‘Ol!’ deyince görünür görünmez, bilinir bilinmez bu kâinat yaratılmıştır. Cenab-ı Hak, tüm bunlardan haberdar etmek üzere bir kulunu sevip seçip göndermiştir. Bu sayıda, Peygamber Efendimiz’in doğumunu Kur’an’dan, Tarih’ten, Tasavvuf’tan, Musiki’den, Edebiyat’tan okuduk. Süleyman Çelebi’nin gönlünden ve kalbinden dökülen Mevlid-i Şerif’in bu sırrı asırlarca müminlere terennüm ettirdiğini anlattık” şeklinde konuştu.




