Çiftçiler Mazot İçin Beş Kilo Buğday Satmak Zorunda Kalıyor
Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan, çiftçilerin mazot alabilmek için buğday satmak zorunda kaldığını vurguladı.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Grubu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Toplantıda, özel sektör öğretmenlerinin çalışma koşullarına dikkat çeken Arıkan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından bir ay önce planlanan toplantının iptal edildiğini ve yeni bir tarihin 30 Temmuz olarak belirlendiğini ifade etti.
Özel sektör öğretmenlerinin sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, “Saadet Partisi olarak öğretmenlerimizin özlük haklarının iyileştirilmesi ve eğitimde adil bir düzenin kurulması için üzerimize düşeni yapmaya hazırız” dedi.
“Bir Litre Mazot İçin Beş Kilo Buğday Satmak Gerekiyor”
Arıkan, Konya’da çiftçilerle gerçekleştirdikleri görüşmelerde, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı buğday alım fiyatının piyasa koşullarında karşılık bulmadığını belirtti. “İktidar, buğday alım fiyatını 16,5 lira olarak açıkladı ancak ofislere ‘mümkün olduğunca az buğday alın’ talimatı verildi. Bu durum, özel sektörde fiyatların 12,5 liraya kadar düşmesine neden oldu. Sonuç olarak çiftçimiz tüccarın insafına terk edildi. Bu buğday, çiftçimizin emeği ve geçim kaynağıdır. Diğer yandan, mazot fiyatları her gün artarak bu hafta 80 liraya ulaştı. Çiftçimiz, bir litre mazotu alabilmek için tam beş kilo buğday satmak zorunda kalıyor” şeklinde konuştu.
“Çiftçiyi Yaşatmadan Ülkeyi Yaşatamazsınız”
Konuşmasına devam eden Arıkan, çiftçilerin sorunlarına dair şu ifadeleri kullandı: “Öncelikle çiftçimizin faiz yükünden kurtulması gerekiyor. Alım fiyatları, çiftçinin gerçek maliyetini ve hak ettiği refah payını göz önünde bulundurarak belirlenmeli. Mazot ve gübre destekleri, hasat sonrası değil, ekim öncesinde çiftçiye ulaştırılmalıdır. Toprak Mahsulleri Ofisi, piyasayı uzaktan izleyen bir kurum olmaktan çıkarılmalı ve üreticiyi tüccarın insafına bırakmayan bir piyasa düzenleyicisi haline getirilmelidir.”
Arıkan, sulama elektriğinin çiftçi için bir maliyet olmaktan çıkarılması gerektiğini belirterek, “Tarım, Türkiye’nin bekasıdır. Çiftçiyi yaşatmadan Türkiye’yi yaşatamazsınız” dedi.
“Gerçek Gündem Çiftçidir”
Arıkan, açıklamalarına devam ederek, “Bir tarafta mutfakta ve pazarda yangın sürerken, diğer tarafta çiftçi, asgari ücretli ve emekli hayatta kalma mücadelesi veriyor. Hakkını arayan gruplar seslerini duyurmaya çalışırken, her yeni gün bir yolsuzluk dosyası ortaya çıkıyor” dedi. “Peki, bu sorunlara çözüm bulması gerekenlerin gündeminde ne var? Taht kavgaları, tayt kavgaları, cast kavgaları var” değerlendirmesinde bulundu.
Arıkan, “Memleketi bir tiyatro sahnesine çevirdiler ama bu tiyatronun faturasını milletimiz ödüyor. Bu ülkenin gerçek gündemi, valinin giydiği tayt değil, işçinin Bakanlığın önünde yere vurmak zorunda kaldığı baretidir. Bu ülkenin gerçek gündemi, pazar filesinin nasıl doldurulduğudur. Gerçek gündem, beş kilo buğday satıp bir litre mazot alamayan çiftçidir” ifadelerini kullandı.
“Terörsüz Türkiye Sürecinde Şeffaflık Vurgusu”
Arıkan, terörsüz Türkiye sürecine de değinerek, “Türkiye’nin uzun yıllardır ağır bedeller ödediği sürecin sona ermesine yönelik her adımı kıymetli buluyoruz. Terörün sona ermesi, sorunların hukuk ve siyaset zemininde çözülmesi, hepimizin ortak arzusudur. Bu açıdan yürütülen sürecin başarılı olmasını diliyoruz” dedi. Ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ülkenin temel meselelerinin çözüm adresi olması gerektiğini vurguladı.
“Ancak kalıcı çözümler, kapalı kapılar ardında değil, şeffaf, katılımcı ve toplumsal meşruiyeti yüksek yasama süreçleriyle üretilmelidir. Türkiye’nin ihtiyacı yalnızca belirli bir gruba ya da şahsa yönelik hukuki düzenlemeler değildir. Bu ülkenin ihtiyacı, hak ve özgürlüklerin hiçbir ayrım gözetilmeksizin herkes için güvence altına alındığı gerçek bir hukuk devletidir” diyerek sözlerini tamamladı.




