İspanya’da Başbakan Sanchez’in Partisine Yolsuzluk Operasyonu

İspanyol polisinin Başbakan Sanchez’in partisinde düzenlediği operasyon, yolsuzluk iddialarını gündeme getirdi.

İspanya’da, Başbakan Pedro Sanchez’in liderliğindeki Sosyalist İşçi Partisi’nin (PSOE) Madrid’deki genel merkezine polis tarafından baskın düzenlendi. Bu operasyon, yolsuzluk ve nüfuz ticareti iddialarıyla bağlantılı olarak devam eden bir soruşturma çerçevesinde gerçekleştirildi ve çok sayıda belgeye el konuldu.

Eski Başbakan Jose Luis Rodriguez Zapatero’nun da adı geçen soruşturmanın ardından yapılan bu baskın, dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor. 2004-2011 yılları arasında İspanya’nın başbakanlığını yapmış olan Zapatero’nun, devlet destekli Plus Ultra havayolu şirketine sağlanan kurtarma sürecinde siyasi nüfuz kullandığı iddia ediliyor. Zapatero, suçlamaları reddederek herhangi bir usulsüzlük yapmadığını savunuyor.

Adli kaynaklardan edinilen bilgilere göre, İspanya Jandarması’nın özel birimi UCO’ya bağlı ekipler, PSOE genel merkezine girerek çeşitli belgelere erişim sağladı. Soruşturmanın merkezindeki isimlerden biri olan eski parti üyesi Leire Diez’in, partiye bağlı davaları etkilemek amacıyla dezenformasyon kampanyası yürüttüğü iddiaları da araştırılıyor. Diez, kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti.

Bu soruşturma yalnızca parti yönetimiyle sınırlı kalmıyor. Başbakan Sanchez’in eşi Begoña Gomez hakkında zimmet, nüfuz ticareti ve kamu kaynaklarını kötüye kullanma suçlamalarıyla ayrı bir soruşturma yürütülüyor. Ayrıca, Sanchez’in kardeşi David Sanchez’in de nüfuz ticareti suçlamasıyla mahkemeye çıkması bekleniyor. Başbakan Sanchez, ailesi ve yakın çevresine yönelik davaların “sağcı bir karalama kampanyasının parçası” olduğunu öne sürüyor.

Sanchez’in eski yakın çalışma arkadaşı ve eski Ulaştırma Bakanı Jose Luis Abalos da yolsuzluk soruşturmasının merkezindeki isimler arasında yer alıyor. Ana muhalefetteki muhafazakar Halk Partisi’nin (PP) lideri Alberto Nunez Feijoo, erken seçim çağrısını yineledi. Bu sırada, Vatikan’da Papa XIV. Leo ile görüşen Pedro Sanchez, görev süresini tamamlayacağını ve erken seçime gitmeyeceğini açıkladı. Daha önce istifayı düşündüğünü ancak “pes etmenin bir seçenek olmadığına” karar verdiğini belirtti.

İspanya’da yaşanan bu süreç ve Sanchez’in yakın çevresine uzanan soruşturmalar, Avrupa siyasetinin önemli başlıklarından biri haline geldi. İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Canan Tercan, bu gelişmelerin yalnızca bir yolsuzluk soruşturması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, arka planda daha büyük bir jeopolitik mücadelenin bulunduğunu ifade etti. Tercan, 2027’de yapılması planlanan seçimlerin yalnızca İspanya için değil, küresel güç dengeleri açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Dr. Tercan, Sanchez hükümetinin özellikle Gazze, İran ve Lübnan konularındaki tutumları nedeniyle uluslararası dengelerde dikkat çekici bir konumda olduğunu belirtti. Sanchez’in, İsrail’in Ortadoğu’daki genişlemeci politikalarına karşı çıkan en güçlü Avrupalı liderlerden biri olduğunu ifade eden Tercan, Madrid yönetiminin Avrupa Birliği içinde İsrail’e yönelik daha sert adımlar atılması için baskı yaptığını kaydetti. İspanya’nın, ABD’nin askeri üs kullanım kapasitesini sınırlamaya yönelik politikalarının da Washington açısından rahatsızlık yarattığını sözlerine ekledi.

Yolsuzluk soruşturmalarının İspanya’da yeni olmadığını vurgulayan Tercan, ülkenin geçmişte de büyük siyasi krizler yaşadığını hatırlattı. 2014 yılında eski Kral Juan Carlos’un yolsuzluk iddiaları nedeniyle tahtı bırakmak zorunda kaldığını ve 2018’de dönemin sağcı Başbakanı Mariano Rajoy’un da büyük bir yolsuzluk ağı nedeniyle görevden düştüğünü belirtti. Tercan, bu nedenle günümüzde yaşananları yalnızca PSOE’ye özgü bir kriz olarak değerlendirmenin yanlış olacağını ifade etti.

Sanchez’e yönelik tartışmaların başlangıç noktası olarak pandemi dönemini gösteren Tercan, iddiaların Sanchez’in hasta eşi ve çocuklarının karantinaya giderken devlet uçağını kullanmasıyla başladığını belirtti. Bu süreç zamanla büyüyerek organize bir siyasi kampanyaya dönüştü. Tercan, “Bugün itibarıyla Pedro Sanchez’in şahsına yönelik doğrudan kanıtlanmış bir suçlama bulunmuyor” dedi.

Sanchez karşıtı cephenin merkezinde aşırı sağcı VOX partisinin bulunduğunu belirten Tercan, partinin İsrail yönetimiyle yakın ilişkileri ve İslam karşıtı söylemleriyle dikkat çektiğini ifade etti. VOX’un uluslararası bağlantılarına da dikkat çeken Tercan, “Gazze konusunda sert çıkışlar yapan ve küresel elitlere boyun eğmeyen Sanchez’in hedef haline gelmesi şaşırtıcı değil” dedi.

Başbakan Sanchez’in eşi Begoña Gomez ve kardeşi David Sanchez hakkındaki soruşturmaları da değerlendiren Tercan, mevcut dosyaların hükümeti doğrudan devirecek güçte olmadığını savundu. “Kardeşi David Sanchez’in belediyede işe alınması üzerinden açılan dava oldukça zayıf bir argüman” diyen Tercan, eşi Begoña Gomez hakkındaki suçlamaların da dünya genelinde lider ailelerine yöneltilen benzer iddiaların bir örneği olduğunu söyledi.

Tercan, İspanya halkının ekonomik krizler ve geçmiş yönetimlerin yolsuzlukları sonrası Pedro Sanchez’i iktidara taşıdığını belirtti. Sanchez hükümetinin pandemi, enerji krizi ve küresel enflasyona rağmen İspanya ekonomisini büyütmeyi başardığını ifade eden Tercan, “Sanchez, ülkenin en zor dönemlerinde güçlü lider profili çizdi” dedi. Ortadoğu politikalarının da özellikle sol seçmen ve koalisyon ortakları tarafından destek gördüğünü vurguladı.

PSOE genel merkezine düzenlenen baskının Avrupa siyasetinde büyük yankı uyandırdığını belirten Tercan, bu gelişmenin Avrupa’daki sağ partilere önemli bir propaganda alanı sunduğunu ifade etti. “Avrupa sağı uzun süredir sol hükümetleri ‘yozlaşmış ve ikiyüzlü elitler’ söylemi üzerinden hedef alıyor” diyen Tercan, İspanya’daki operasyonların bu anlatıyı daha da güçlendirebileceğini söyledi. Ancak Tercan’a göre Sanchez’in Gazze konusundaki tavrı ve “Sosyalist Enternasyonal” başkanlığı, küresel ölçekte yeniden bir sol lider figürü oluşturdu. Küresel düzen için “Yeni bir sol kahraman istenmiyor” ifadelerini kullanan Tercan, yaşananların yalnızca bir iç politika krizi değil, Avrupa’daki ideolojik mücadelenin de parçası olduğunu savundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu