Hürmüz Boğazı’nda Geçişler Tehlikede: Kriz Derinleşiyor
Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği, ateşkes anlaşmasına rağmen felç durumda. İran’ın stratejik hamleleri krizi derinleştiriyor.
ABD ile İran arasında ilan edilen iki haftalık ateşkes anlaşmasına rağmen, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği ciddi şekilde etkilenmeye devam ediyor. The Washington Post’un analizine göre, İran, altı haftalık çatışma süresince döşediği deniz mayınlarıyla bu stratejik geçidi adeta geçilemez bir kaleye dönüştürmüş durumda. ABD Başkanı Trump’ın, İran limanlarına yönelik uyguladığı abluka kararı, krizin derinleşmesine neden oldu ve Körfez’de şu an 700’den fazla gemi mahsur kalmış durumda.
Ateşkesin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen, dünyanın en önemli enerji koridoru olan Hürmüz Boğazı’nda gerilim artmaya devam ediyor. Washington yönetimi, İran’ı ekonomik olarak zor durumda bırakmaya çalışsa da, Tahran bu durumu lehine çevirebilmek için coğrafi avantajlarını etkin bir şekilde kullanıyor.
Kpler verilerine göre, savaş öncesi Hürmüz Boğazı’ndan günde ortalama 130 gemi geçerken, ateşkesin ilanından sonra bu sayı sadece 7 gemiye düşmüş durumda. Kopenhag merkezli denizcilik danışmanlık şirketi Vespucci Maritime’dan Lars Jensen, durumu “Ateşkesin boğazdaki durumu değiştirmediğini” belirterek özetliyor. Rakamlar, boğazdaki geçişlerin durmasının resmi bir yasak değil, yüksek riskten kaynaklandığını gösteriyor.
Hürmüz Boğazı, savaş öncesinde küresel petrol akışının yüzde 20’sini ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yüzde 20’sini taşıyan kritik bir nokta. Boğazın coğrafi yapısı, büyük ticaret gemilerinin sadece iki mil genişliğindeki dar alanlardan geçmesine zorunlu kılıyor. Bu durum, gemileri İran’ın kıyılarına gizlenmiş küçük saldırı botları ve adalara yerleştirilmiş gemisavar füzelerine karşı savunmasız hale getiriyor. Villanova Üniversitesi’nden Frank Galgano, mayınların sadece fiziksel bir tehdit değil, aynı zamanda psikolojik bir silah haline geldiğini vurguluyor.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ana geçiş yollarındaki mayın tehlikesi nedeniyle gemilerin rotalarını kendi kıyılarına yakın olan Larak Adası çevresine saptırmalarını şart koşuyor. Bu durum, İran ordusuna gemileri denetleme ve geçiş için “geçiş ücreti” talep etme fırsatı sunuyor. ABD Başkanı Trump, bu talepleri “haraç kesmek” olarak nitelendirerek, ABD’nin İran limanlarına giren veya çıkan gemileri engelleyeceğini duyurdu. Bu durum, uluslararası denizcilik şirketlerini büyük bir belirsizlik içine sürükledi. DMO’ya güvenli geçiş için ödeme yapan şirketler, ABD ve AB yaptırımlarını ihlal etme riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki karmaşa ve artan riskler, denizcilik sektörünü “bekle-gör” yaklaşımına yönlendirdi. Windward verilerine göre, Pazartesi itibarıyla Fars Körfezi’nde 700’den fazla gemi mahsur durumda. Denizcilik devi Hapag-Lloyd, güvenlik garantisi verilene ve geçiş ücretleriyle ilgili durum netleşene kadar gemilerini boğazdan geçirmeyeceğini açıkladı. Uzmanlar, İran’ın boğazı bir koz olarak kullanmaya devam etmek istediğini ancak bu kısıtlamaların aşırıya kaçmasının ateşkesi tamamen çökertme riski taşıdığını belirtiyorlar.
karar




