Lisa Kudrow’dan ‘Friends’ Üzerine Çarpıcı İtiraflar
Lisa Kudrow, ‘Friends’ dizisindeki rolü ve Hollywood’daki kariyeri hakkında samimi açıklamalarda bulundu.
Ünlü oyuncu Lisa Kudrow, ‘Friends’ dizisindeki deneyimlerine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Jennifer Aniston, Courteney Cox, David Schwimmer, Matt LeBlanc ve merhum Matthew Perry ile birlikte dizinin başrollerini paylaşan Kudrow, Independent gazetesine verdiği röportajda, yayınlandığı dönemdeki popülaritesine dair içten bir değerlendirme yaptı. 62 yaşındaki Kudrow, o günleri hatırlarken, “Kimse beni önemsemiyordu. Kendi yetenek ajansımın bazı bölümleri benden sadece ‘altıncı arkadaş’ olarak bahsediyordu,” ifadelerini kullandı.
Kudrow, 1998 yılında komedi dalında En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Emmy ödülünü kazanmasına rağmen, Hollywood’un kendisi için uzun vadeli bir vizyonu olmadığını belirtti. O dönemdeki algıyı ise, “Benim için bir vizyon yoktu ve yapabileceğim kariyer hakkında hiçbir beklenti de yoktu. Sadece ‘Vay canına, o diziye girdiği için ne kadar şanslı’ gibi bir hava vardı,” sözleriyle özetledi.
Canlandırdığı ikonik karakter Phoebe Buffay ile gerçek hayattaki kişiliği arasındaki farklara da değinen Kudrow, Lily Tomlin ile yaptığı bir röportajda, “Başlarda Phoebe benden çok, çok uzaktı. Söyleyeceği ve yapacağı şeyleri haklı çıkarmak çok fazla çalışma gerektirdi. Sinir bozucu bir şekilde değil, eğlenceliydi. On yılın sonunda, ondan birazcık bana geçti,” dedi. Kudrow, Phoebe’nin sıkça ‘saf’ olarak algılanmasına karşı çıkarak, “O zamanlar şöyleydi: ‘O tam bir saf. Nasıl oluyor da sadece saf karakterleri oynuyorsun?’ Ve ben ‘Acaba gerçekten öyle mi?’ diye düşündüm. Bana göre öyle değildi,” şeklinde konuştu.
Şu sıralar ‘The Comeback’ dizisinin üçüncü ve final sezonuyla gündemde olan Kudrow, Hollywood’da yaşlanma süreci ve botoks konusundaki dürüstlüğüyle de dikkat çekti. 60 yaşına kadar botoks denemediğini belirten Kudrow, “Bir gün kendimi anneannem gibi görünürken görmekten korkuyorum ama yaşlı rollerini oynamak için heyecanlıyım,” diyerek Hollywood’un güzellik standartlarına karşı mesafeli ama gerçekçi bir duruş sergiledi.




