Ensarullah Lideri: Siyonizmle Mücadele Kur’anî Bir Zorunluluktur

Ensarullah lideri el-Husi, Siyonizmle mücadelenin her Müslümanın asli görevi olduğunu vurguladı ve Arap rejimlerini eleştirdi.

İslami Analiz / Haber Merkezi

Yemen Ensarullah Hareketi’nin lideri Seyyid Abdülmelik el-Husi, İslam dünyasını tehdit eden Siyonist-Amerikan işgal planlarını ve Arap rejimlerinin işbirlikçi tutumunu sert bir dille eleştirdi. El-Husi, bu rejimlerin Direniş Ekseni’ni ‘kendilerini ilgilendirmeyen bir savaşa girmekle’ suçladıklarını hatırlatarak, ‘Mescid-i Aksa’yı kapatan, Gazze’de çocukları öldüren ve ‘Ölüm olsun Araplara’ diye bağıran bir düşman bizimle nasıl ilgisiz olabilir?’ şeklinde konuştu.

El-Husi, mevcut savaşın yalnızca askeri bir çatışma olmadığını, aynı zamanda ahlaki, teolojik ve varoluşsal bir ‘Hak ile Batıl’ mücadelesi olduğunu vurguladı. Körfez’deki Arap rejimlerinin ve onların desteklediği medya organlarının, Direniş Ekseni’nin (Gazze, Lübnan, Yemen, Irak, İran) eylemlerini karalamak için yoğun bir propaganda yürüttüğüne dikkat çekti. Bu rejimlerin direnişi maceracılık ve bölgeyi tehlikeye atmakla suçladığını ifade eden el-Husi, ‘Kendi teslimiyetçi politikalarını siyasi bilgelik ve tarafsızlık olarak pazarlıyorlar’ dedi.

Yemenli lider, bu teslimiyetçi argümanın Kur’anî ölçütlere ve tarihsel gerçeklere uygun olmadığını belirterek, ‘Mescid-i Aksa’yı kapatan, Gazze’de çocukları öldüren, ‘Büyük İsrail’ kurmak isteyen bir düşmanın bizimle nasıl ilgisi olmaz?’ şeklinde konuştu.

El-Husi, Kur’an-ı Kerim’deki ‘Size ne oluyor da Allah yolunda savaşmıyorsunuz?’ emrine atıfta bulunarak, Siyonizmle mücadelenin coğrafi, ulusal veya siyasi bir tercih değil, her Müslümanın varoluşsal ve asli bir görevi olduğunu vurguladı. Siyonizme hizmet eden ‘normalleşme’ ve ‘tarafsızlık’ eylemlerini ‘diplomasi ve bilgelik’ gibi gösterip, onurunu savunan direnişi suçlayanların münafıkça bir tutum içinde olduklarını belirtti.

Abdülmelik el-Husi, Siyonist-Amerikan ittifakının Batı Asya’daki nihai hedefinin yalnızca belirli direniş gruplarını veya İran’ı hedef almak olmadığını, bölgedeki bağımsız askeri gücü olan İran’ı ve Direniş Ekseni’ni çökerttikten sonra tüm Arap ülkelerini tek tek köleleştirmek olduğunu ifade etti. Ancak İran’ın hızlı ve güçlü tepkisi ile Direniş Ekseni’nin ‘Sahaların Birliği’ doktrini etrafında kenetlenmesi, Siyonizmin bu işgal planını boşa çıkardı. El-Husi, ‘Bu savaş bizi ilgilendirmez diyerek Siyonistlerin emrine giren Arap rejimleri, aslında kendi boyunlarına kölelik tasmasını geçirecekti’ dedi.

El-Husi, emperyalizmi sadece askeri ve siyasi bir tehdit olarak değil, insanlığın fıtratını bozan bir kötülük şebekesi olarak tanımladı ve ABD’deki Jeffrey Epstein skandalına atıfta bulundu. ‘Bugün uçaklarla ve füzelerle İslam ümmetini yok etmeye çalışanlar, Siyonist Yahudi Jeffrey Epstein’in iğrenç şantaj, pedofili ve ahlaksızlık ağlarıyla birbirine bağlanmış olan çetenin ta kendisidir!’ ifadelerini kullandı.

Batı bloğunun ahlaki iflas içinde olduğunu belirten el-Husi, özellikle Siyonist rejimin insani hiçbir değer taşımadığını, işkence gören Filistinli esirlerin idam edilmesini yasalaştırıp ardından cinayet kutlaması yapan bir yapı olduğunu vurguladı. El-Husi, insanlığı ifsat eden bu tür bir ahlaksız şebekeye karşı silah kuşanmanın ve meydanları milyonlarca insanla doldurmanın, insanlık onuru için kutsal bir farz olduğunu belirterek konuşmasını sonlandırdı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu