Türkiye’nin Katkısıyla 14 Ülkenin Desteklediği Deniz İttifakı
Türkiye, 14 ülkenin desteklediği çok uluslu deniz savunma ittifakına katılma sürecini sürdürüyor. Suudi Arabistan liderliğindeki bu girişim, güvenlik tehditlerine karşı bir yanıt niteliğinde.
Kızıldeniz, Bâbü’l-Mendep Boğazı ve Aden Körfezi’nde artan güvenlik tehditleri, uluslararası ticaret yollarının korunmasını sağlamak amacıyla yeni bir güvenlik mekanizmasının oluşturulmasını gündeme getirdi. Suudi Arabistan’ın öncülüğünde kurulması planlanan çok uluslu deniz savunma ittifakı için hazırlıklar hız kazanırken, Türkiye de bu süreci yakından izliyor.
Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Türkiye henüz ittifaka resmi olarak katılmamış durumda. Suudi Arabistan ile Türkiye arasında ittifakın hukuki çerçevesi, görev tanımları ve işleyişi üzerine teknik görüşmeler devam ediyor.
Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı’nın ev sahipliğinde 30 Temmuz’da gerçekleştirilen toplantıya 43 ülke ve Avrupa Birliği temsilcileri katıldı. Çevrim içi katılımlarla birlikte toplamda 51 ülkenin yer aldığı bu toplantıda, uluslararası deniz yollarının korunması, ticari gemilere yönelik saldırıların önlenmesi ve küresel ticaretin güvence altına alınmasına yönelik yeni güvenlik mekanizması tartışıldı.
Toplantının ardından yayımlanan ortak bildiride, Suudi Arabistan, Türkiye, Mısır, Ürdün, Pakistan, Bahreyn, Kuveyt, Katar, Sudan, Cibuti, Somali, Bangladeş, Nijerya ve Yemen’in uluslararası tanınan hükümeti olarak 14 ülke, kurulması planlanan çok uluslu deniz savunma ittifakına destek verdiklerini açıkladı. Yetkililer, Türkiye’nin ortak bildiriyi desteklediğini ancak ittifakın resmen hayata geçmesi için gerekli hukuki ve teknik sürecin Ankara açısından devam ettiğini ifade ediyor.
Türkiye, özellikle Kızıldeniz, Bâbü’l-Mendep ve Hürmüz Boğazı’nda deniz ulaşımının kesintisiz sürdürülmesini hem ulusal hem de küresel ekonomi açısından kritik bir mesele olarak değerlendiriyor. Ankara, enerji arz güvenliğinin yalnızca bölge ülkelerini değil, Avrupa’dan Asya’ya uzanan küresel tedarik zincirini de doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor ve deniz taşımacılığı ile seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasını öncelikli konular arasında görüyor.
Bu bağlamda Türkiye, deniz ticaretine yönelik tehditlerin ortadan kaldırılmasını desteklerken, kurulacak ittifakın uluslararası hukuk, bölgesel dengeler ve ortak güvenlik anlayışı çerçevesinde şekillendirilmesine önem veriyor. Suudi Arabistan’ın önerisi doğrultusunda kurulacak olan çok uluslu deniz savunma ittifakının kurucu ve lider ülkesi Riyad olacak ve ittifakın ana karargâhının da Suudi Arabistan’da bulunması planlanıyor.
Önümüzdeki dönemde katılmak isteyen ülkelerin ulusal onay süreçlerini tamamlamasının ardından ittifak tüzüğünün imzalanması ve yapının resmen faaliyete geçirilmesi hedefleniyor. Oluşturulacak mekanizmanın temel görevi ise Kızıldeniz, Aden Körfezi ve Bâbü’l-Mendep hattında ticari gemilere yönelik saldırıları önlemek, uluslararası deniz geçitlerini korumak, istihbarat paylaşımını artırmak ve küresel ticaretin güvenliğini ortak savunma anlayışıyla güçlendirmek olacak.




