Küresel piyasalarda petrol baskısı ve satış dalgası
Küresel piyasalarda petrol fiyatları ve tahvil faizlerindeki yükseliş satış baskısını artırdı. Gözler ABD-İran gerilimi ve Fed kararlarında.
Küresel piyasalarda petrol fiyatlarının yükselişini sürdürmesi ve tahvil piyasalarındaki satış baskısının devam etmesi, yatırımcıların risk iştahını sınırlıyor. ABD ile İran arasındaki gerilimin enerji fiyatlarında oynaklığı artırması, enflasyonun yeniden güçlenebileceği ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımlarını sürdürebileceği endişelerini beraberinde getiriyor.
Washington ile Tahran arasında kısa vadede uzlaşma sağlanacağına yönelik beklentilerin zayıflaması, enerji fiyatlarını piyasa gündeminin merkezine taşıdı. Arabulucuların iki ülke arasında olası bir anlaşma için temaslarını sürdürdüğü, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin yeniden güvenli şekilde başlamasını amaçlayan dolaylı görüşmelerin de yeniden başlatılmasının beklendiği bildirildi.
Associated Press’in üç yetkiliye dayandırdığı habere göre, savaşın sekizinci ayına girdiği süreçte dünyanın kritik su yollarından birinde güvenli ulaşımın sağlanması amacıyla yürütülen çok sayıda girişim sonuçsuz kaldı. Buna rağmen taraflar arasında kamuoyuna yansımayan temaslar devam ediyor. Axios ise ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın nükleer programına ilişkin somut adımlar atması karşılığında dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması ve ekonomik yaptırımların hafifletilmesine sıcak baktığını aktardı.
Trump, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada İran ile savaşın yakında sona ereceğini söyledi. Analistler ise jeopolitik risklerin bir süre daha finansal piyasaların yönü üzerinde etkili olacağını belirtiyor.
Fed yetkililerinin açıklamaları da yatırımcılar tarafından yakından izleniyor. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook, gelecekteki faiz ayarlamalarının sayısı ve boyutunun, ekonominin para politikası adımlarına vereceği tepki ile önümüzdeki aylarda açıklanacak enflasyon ve istihdam verilerine bağlı olacağını ifade etti.
Diplomatik görüşmelerde ilerleme sağlanamaması sonrasında kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2,2 yükselerek 107,6 dolara çıktı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, önceki gün yüzde 5,27 ile 19 yılın en yüksek seviyesini görmesinin ardından yüzde 5,26’da dengelendi. İki yıllık tahvil faizi ise bu ay 60 baz puanın üzerinde artarak yüzde 5 seviyesine yaklaştı.
Uzmanlar, tahvil getirilerinin küresel finansal varlıkların fiyatlamasında temel göstergelerden biri olduğuna dikkat çekiyor. Faizlerdeki değişim; hisse senetlerinden şirket borçlanmalarına ve konut kredilerine kadar geniş bir alanda maliyetleri etkiliyor.
Yüksek petrol fiyatları, artan tahvil getirileri ve Fed’in faiz artırımlarını sürdüreceği beklentisiyle dolar endeksi yüzde 0,1 artarak 101,3 seviyesine çıktı. Altının ons fiyatı da yüzde 0,3 yükselişle 4 bin 128 dolardan işlem gördü.
Washington yönetimi ayrıca ABD ile Çin arasında varılan ve iki ülkenin karşılıklı olarak 30’ar milyar dolarlık ithalatını kapsayan daha elverişli gümrük vergisi çerçevesinin ayrıntılarını açıkladı.
ABD ve Avrupa borsalarında satış baskısı
New York borsasında endeksler günü düşüşle tamamladı. Nvidia, hisse geri alım programına 150 milyar dolarlık ek yetki vererek toplam limiti 235 milyar dolara çıkarmasının ardından yüzde 1,7 değer kazandı. Yapay zeka modeli ve araştırma laboratuvarı World Labs’i yaklaşık 8,2 milyar dolarlık anlaşmayla satın almak üzere mutabakata vardığını duyuran AMD’nin hisseleri ise yüzde 3,6 geriledi.
Dow Jones endeksi yüzde 0,67, S&P 500 yüzde 0,77 ve Nasdaq yüzde 0,92 değer kaybetti. ABD’de endeks vadeli kontratları da yeni güne negatif başladı.
Avrupa borsalarında, ABD ile İran arasında yakın zamanda ateşkes sağlanacağı yönündeki beklentilerin zayıflamasıyla satış ağırlıklı bir görünüm oluştu. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, Avro Bölgesi’nde uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişin ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceğini söyledi.
Gelişmelerin ardından Almanya’da DAX 40 yüzde 0,13, İtalya’da FTSE MIB yüzde 0,21 ve İngiltere’de FTSE 100 yüzde 0,1 geriledi. Fransa’da CAC 40 yatay seyretti. Avrupa endeks vadeli kontratlarında ise karışık bir görünüm izlendi.
Asya piyasalarında da petrol fiyatları ve tahvil faizlerindeki artışın etkisiyle Çin hariç negatif seyir görüldü. Yükselen faizlerin teknoloji şirketlerinin borçlanma maliyetlerini artıracağı endişesi, bölgedeki teknoloji hisselerinde satışları derinleştirdi. Avustralya Merkez Bankası politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 4,60’a yükseltti.
Kapanışa yakın Nikkei 225 yüzde 1,3, Güney Kore’de Kospi yüzde 0,9 ve Hong Kong’da Hang Seng yüzde 0,6 düştü. Çin’de Şanghay bileşik endeksi ise yüzde 0,1 yükseldi.
Borsa İstanbul’da gözler ekonomi gündeminde
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, önceki günkü satışların ardından seansı yüzde 2,38 kayıpla 12.592,76 puandan tamamladı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontrat, akşam seansında normal seans kapanışına göre yatay kaldı.
Dolar/TL, önceki günü 48,9759 seviyesinde yatay tamamladı. Kur, bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 48,9969’dan işlem gördü.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada fon soruşturmasına ilişkin sorunun fon piyasasının sınırlı bir bölümünde yaşandığını ve finansal sisteme yayılan bir risk bulunmadığını söyledi. Erdoğan, Türk sermaye piyasalarının dayanıklı ve sağlam temellere sahip olduğunu belirterek, piyasa bozucu işlemlerde bulunduğu tespit edilenlerin hukuk önünde hesap vereceğini ifade etti.
Kapatılan fonların tasfiye sürecinin titizlikle yürütüldüğünü aktaran Erdoğan, ekonomi yönetimi ve ilgili kurumların yöneticileriyle bugün bir araya geleceğini bildirdi.
Analistler, yurt içinde ekonomik güven endeksinin; yurt dışında ise Avro Bölgesi’nin ekonomik ve tüketici güven göstergeleriyle ABD’deki JOLTS açık iş sayısının takip edileceğini belirtti. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 12.500 ve 12.400 puan destek, 12.700 ve 12.800 puan ise direnç seviyeleri olarak öne çıkıyor.




