İsrail’in Türkiye’ye Yönelik Saldırgan Tutumu Nedenleri

İsrail’in Türkiye’ye yönelik saldırgan tutumunun arka planında yatan nedenler ve gelişmeler detaylı bir şekilde ele alındı.

İsrail’in Türkiye’ye Yönelik Saldırgan Tutumu Nedenleri

Netanyahu, ABD ile İran arasındaki ateşkesin ardından, kendi ülkesinde uyguladığı sert politikalar nedeniyle yoğun eleştirilerle karşı karşıya kaldı. İsrail, sıkıştığında genellikle başka ülkelere saldırarak dikkatleri dağıtma yoluna gidiyor. Lübnan’daki bir operasyonunda 300 sivilin hayatını kaybetmesine neden olduktan sonra, sırasıyla Pakistan Savunma Bakanı, İspanya Başbakanı ve Türkiye Cumhurbaşkanı’nı hedef alması dikkat çekici.

İsrail’in yönetimi, Türkiye’nin güçlü liderliğini ve uluslararası tecrübesini göz ardı ederek, Cumhurbaşkanımız hakkında yapılan eleştirilerin tüm Türkiye’ye yönelik olduğunu kavrayamayacak kadar yanılgıya düşmüş durumda.

Her zaman ifade ettiğim gibi, rasyonel liderlere karşı savaş açanlar, sonunda duvara toslayacaklardır. Türkiye’nin 25 yıllık iç ve dış politikası, kimlerle ve ne zaman karşı karşıya gelirse gelsin, kaybedenin her zaman karşı taraf olduğunu göstermektedir.

Bir Avrupalı analistin dikkat çekici bir ifadesi var: “İsrail’in soykırımına ve Siyonizm’e karşı olan herkes Erdoğan’ın yanında duruyor.” Netanyahu’nun bu cümleyi kurarken dünya çapında yaratacağı etkiyi tahmin edemediği muhtemeldir.

Geçtiğimiz günlerde ABD’de bir tren istasyonunda, yanımda duran genç bir kadın, “Türk müsün?” diye sordu. “Evet” dedim. “Erdoğan’ı seviyor musun?” diye devam etti. Yüzündeki nefret ifadesiyle, “Tahmin ettiğinden çok seviyorum” dedim. Sonrasında ona, “Siyonist misin?” diye sordum ve “Evet” yanıtını aldım. Ardından, “Bir ülkenin cumhurbaşkanına bu kadar düşman olmanızın sebebi nedir?” diye sordum. “Erdoğan siyaset sahnesine çıkana kadar dünyada İsrail aleyhine bir şey söylenemezdi. Bu adam, her yerde İsrail’i eleştirmeyi sıradanlaştırdı” dedi.

Konuşmayı sonlandırmak için, “Cumhurbaşkanımızı tanıyorum; sadece ben değil, tüm Türkiye Cumhurbaşkanını seviyor. Sizi dinledikten sonra daha çok seveceğiz” diyerek, kadını nefretle baş başa bıraktım.

İsrail’in bu saldırgan tutumunun arka planındaki sebeplere baktığımızda, Türkiye’yi savaşa sokma çabalarının yanı sıra, Körfez ülkelerini de kendi yanında savaşa dahil etme amacı olduğu görülüyor. Türkiye’ye düşen füzeler hakkında “kâğıttan kaplan” ifadesinin kullanılması, bu çabaların bir parçası olarak değerlendirilebilir.

İsrail’in soykırımcı yönetimi, Türkiye’yi uydu devletlerle karıştırıyor olabilir. Ancak Türkiye’nin güçlü liderliği ve deneyimli dış politika yönetimi sayesinde, Türkiye’nin savaşa girmesi ve başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkelerinin çatışmaya dahil olması engellenmiştir.

Gazze’deki trajedi, Birleşmiş Milletler’de yapılan konuşmalardan ateşkes anlaşmalarına kadar, İsrail’in katliamlarına karşı oluşan tepkilerin en büyük destekçisi Cumhurbaşkanımız olmuştur. Türkiye, her platformda İsrail’in hukuksuzluklarına karşı en büyük tepkiyi gösteren ülke olmuştur.

Birleşmiş Milletler kürsüsünde, İsrail’in zamanla Filistin’i nasıl yok ettiğini gösteren haritalar sunulmuş ve bu haritalar dünya gündeminde önemli bir yer edinmiştir. Ayrıca, “İsrail’in sınırı nerede başlıyor ve nerede bitiyor?” sorusu da gündeme gelmiştir.

Bugün, Netanyahu’nun hezeyanları ve Türkiye’nin yöneticilerinin verdiği yanıtlar dünya genelinde konuşulmakta. “Filistin’i kim yalnız bırakırsa bıraksın, biz Filistin davasından asla vazgeçmeyeceğiz” mesajı, soykırımcı Netanyahu’ya verilen en güçlü cevaptır.

Mavi Marmara’ya yapılan saldırı, İsrail’i dünya kamuoyunda ciddi şekilde tartışılır hale getirmiştir. Davos’taki toplantıda yapılan “One Minute” çıkışı, Türkiye’nin duruşunu ve cesaretini tüm dünyaya göstermiştir. Bir Avrupalı siyasetçi, “İsrail’e bir gün bu meydan okumayı yapacak birisi çıkacaktı; bu, Sayın Erdoğan’a nasip oldu” demiştir.

İsrail, bu toprakları “Vadedilmiş Topraklar” olarak görmekte; oysa bizim için Filistin, 100 yıl önce kaybedilmiş topraklardır. İsrail’in amacı, sessiz sedasız tüm Filistinlileri yok etmek ve Filistin’i ortadan kaldırmaktır. Ancak bu vahşete karşı duran birçok vicdanlı insan bulunmaktadır ve bu meydan okuma Türkiye’nin liderine nasip olmuştur.

Rasyonel liderliğe yönelik eleştiriler, dünya genelinde ters tepmekte. Gazze Soykırımı ile başlayan Siyonizm ve İsrail karşıtlığı, her meselede İsrail’in ayağına dolanmaktadır. Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik saldırılar, uluslararası alanda yanıt bulmaktadır. Durum daha da kötüleşebilir; bu sadece bir başlangıç. Zaman ne gösterir, göreceğiz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu