Hizbullah Milletvekilleri, Çerçeve Anlaşmasını Sert Bir Dille Eleştirdi

Hizbullah milletvekilleri, Lübnan yönetiminin çerçeve anlaşmasına karşı sert eleştirilerde bulundu, metni teslimiyetçi olarak nitelendirdi.

Hizbullah’a bağlı Vefaya Direniş Bloğu milletvekilleri Hüseyin Cişşi ve İbrahim Musevi, Lübnan hükümetinin imzaladığı çerçeve anlaşmasına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Cişşi, bu metni teslimiyetçi ve egemenliğe aykırı olarak değerlendirirken, bölgedeki durumun, Amerikan-İsrail projeleri karşısında önemli bir gerileme yaşadığını belirtti.

Cişşi, yaptığı açıklamalarda, ABD’li yetkililerin İran ile olan çatışmaların kısa sürede sonuçlanacağına dair söylediklerini hatırlatarak, bu hedeflerin hiçbirine ulaşılamadığını ifade etti. ABD’nin tüm askeri gücünü seferber ettiğini, ancak istenen sonuçları elde edemediğini vurguladı. Yaklaşık 110 gün süren çatışmaların 40 gününün en yoğun dönem olduğunu belirten Cişşi, Lübnan cephesinde de benzer bir durum yaşandığını aktardı.

Cişşi, düşmanın hiçbir şartını kabul ettiremediğini ve hedeflerine ulaşamadığını ifade ederek, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin açık kalmasını bir başarı olarak göstermelerini eleştirdi. Hürmüz’ün zaten açık olduğunu belirten Cişşi, İran üzerindeki ablukanın savaşın durması karşılığında kaldırıldığını hatırlattı.

İran’ın müzakere tarzında önemli değişiklikler olduğunu ifade eden Cişşi, ABD’nin birçok şartı kabul etmek zorunda kaldığını savundu. Bu şartlar arasında Lübnan’da ateşkes sağlanması ve İsrail’in belirli bir takvim çerçevesinde çekilmesi yer aldığını söyledi. Cişşi, Lübnan yönetiminin bu sürece yeterince dikkat etmediğini ve İsrail’e taahhütlerden kaçma fırsatı verdiğini dile getirdi. Çerçeve anlaşmasını “çöküşün zirvesi” olarak nitelendiren Cişşi, bu anlaşmanın yalnızca siyasi değil, aynı zamanda ahlaki ve ulusal bir düşüş olduğunu ifade etti.

Cişşi, direnişin şu anda neden karşılık vermediği sorusuna ise, her adımın temel hedefe, yani işgalin sona ermesine hizmet etmesi gerektiğini belirterek yanıt verdi. Eğer bir eylem belirli bir anda bu hedefe hizmet etmiyorsa, uygun zamana erteleneceğini vurguladı. Direnişin sessiz kalmayacağının altını çizen Cişşi, sürecin sabır ve dikkat gerektirdiğini ifade etti.

Vefaya Direniş Bloğu milletvekili İbrahim Musevi de Lübnan yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Musevi, direniş mensuplarının fedakârlıkları karşısında yönetimin sergilediği tavrı “ahlaki bir çöküş” olarak tanımladı. Musevi, Lübnan yönetiminin Amerikan baskılarına boyun eğdiğini ve İsrail’in projelerine hizmet ettiğini savundu.

Musevi, çerçeve anlaşmasını “zillet, utanç, boyun eğme ve teslimiyet anlaşması” olarak tanımlayarak, bu metnin hukuki ve siyasi açıdan değersiz olduğunu belirtti. Anlaşmanın, kanuna, anayasaya ve ulusal mutabakata aykırı olduğunu ifade eden Musevi, Lübnan yönetiminin bu anlaşmayı kabul ederek egemenliğinden ve haysiyetinden vazgeçtiğini savundu. Ayrıca, direniş tabanına seslenerek, Lübnan yönetiminin Amerikan ve İsrail emirlerine uyan tutumuna önem verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Musevi, sürecin sonunda zaferin ve halkın onurunun galip geleceğine inandığını belirtti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu