Kolombiya, Golan Tepeleri’nde İsrail’in Egemenliğini Tanıdı
Kolombiya, Golan Tepeleri’nde İsrail’in egemenliğini tanıdığını açıkladı. Suriye yönetiminden henüz bir yanıt gelmedi.
Kolombiya, işgal altındaki Suriye toprakları olan Golan Tepeleri üzerindeki İsrail’in egemenliğini resmen tanıdığını açıkladı. Kolombiya Dışişleri Bakanlığı, 10 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, bu kararın Golan’ın İsrail’in güvenliği açısından stratejik bir öneme sahip olduğu gerekçesiyle alındığını belirtti. Böylece Kolombiya, 2019 yılında aynı yönde bir karar alan ABD’nin ardından, İsrail’in Golan üzerindeki egemenlik iddiasını tanıyan ikinci ülke oldu.
Bu karar, Birleşmiş Milletler’in (BM) kararlarıyla çelişiyor. BM Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararı, İsrail’in işgal altındaki Golan Tepeleri’nde kendi hukukunu uygulama kararını “hükümsüz ve uluslararası hukuki etkiden yoksun” olarak değerlendiriyor. BM, bölgeyi Suriye toprağı olarak kabul etmeye ve İsrail’i işgalci güç olarak nitelendirmeye devam ediyor.
İşgalin Kapsamı
İsrail, 1967 yılında Suriye’ye ait Golan Tepeleri’nin yaklaşık 1.200 kilometrekarelik kısmını ele geçirmiş ve 1981’de bu bölgeyi tek taraflı olarak kendi idaresine katmıştır. Bu ilhak, uluslararası toplum tarafından tanınmamaktadır. Beşşar Esed yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından, İsrail ordusu, 1974 tarihli anlaşma ile oluşturulan ve BM tarafından denetlenen 235 kilometrekarelik ayrıştırma bölgesine girmiştir. Ancak, İsrail birlikleri sadece bu bölgeyle sınırlı kalmamış, Kuneytra kırsalı, Cebel eş-Şeyh/Hermon Dağı çevresi ve Dera’nın Yermuk Havzası’na da ilerlemiştir. BM kayıtlarına göre ayrıştırma bölgesinin büyüklüğü 235 kilometrekare olarak belirtilirken, bazı kaynaklar, Aralık 2024 sonrasında İsrail’in ele geçirdiği Suriye arazisinin toplamda yaklaşık 350 kilometrekareye ulaştığını ifade etmektedir.
İsrail’in Suriye topraklarındaki askeri varlığı günümüzde de devam etmektedir. Suriye resmi haber ajansı SANA, Temmuz 2026’da İsrail birliklerinin Kuneytra’nın güneyindeki Sayda el-Golan köyüne girdiğini ve bölgede kontrol noktası oluşturduğunu bildirmiştir.
Uluslararası Tepkiler ve Suriye’nin Sessizliği
Bu durum, Suriye açısından oldukça zorlayıcı bir tablo ortaya koymaktadır. Bir yandan İsrail, ülkenin güneyindeki askeri varlığını genişletirken, diğer yandan üçüncü ülkeler işgal altındaki Suriye toprakları üzerinde İsrail’e “egemenlik” tanımaya başlamaktadır. Suriye Dışişleri Bakanı Ahmed eş-Şara, 26 Temmuz’da yaptığı bir açıklamada, Suriye’nin Golan üzerindeki haklarından vazgeçmeyeceğini belirtmişti. Ancak Kolombiya’nın 10 Ağustos’ta yaptığı bu egemenlik ihlali ile ilgili Suriye yönetiminden veya Dışişleri Bakanlığı’ndan herhangi bir açıklama gelmemesi, ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Bir devletin en temel görevlerinden biri, ülkesinin toprak bütünlüğünü ve egemenlik haklarını korumaktır. Suriye yönetiminin, başka bir devletin Suriye topraklarını açıkça İsrail toprağı olarak tanıdığı bir karara karşı güçlü bir diplomatik tepki vermesi beklenirken, sessizlik, Şam’ın egemenlik söyleminin ne derece etkili olduğu konusunda soru işaretleri doğurmaktadır. Suriye’deki “devrim” sonrası yeni dönemin bölgeye istikrar getireceği iddia edilirken, bugün İsrail, Suriye topraklarında askeri varlığını sürdürmekte ve işgal alanlarını genişletmektedir. Aynı zamanda bazı ülkeler, işgal altındaki Suriye topraklarını İsrail’in egemenliği altında kabul etmeye başlamaktadır.
Bu durum, Suriye’nin topraklarının başka devletler tarafından İsrail’e ait olarak ilan edilmesiyle birlikte, Şam yönetiminin ülkenin egemenliğini ne zaman ve nasıl savunacağı sorusunu gündeme getirmektedir.




