Türkiye’nin Başika üssünden çekilmesi ne anlama geliyor?

Türkiye’nin Başika üssünden çekilmesi, Sincar’da Irak devlet otoritesinin yeniden tesis edilmesi ve PKK varlığının sona erdirilmesi şartına bağlandı.

Türkiye, Irak’ın Sincar bölgesinde devlet otoritesinin tamamen tesis edilmesi ve PKK ile diğer yasaklı yabancı silahlı unsurların bölgedeki varlığının sona erdirilmesi halinde, 2015’ten bu yana askeri varlık bulundurduğu Başika üssünden çekilecek. Başika üssünden çekilmesi, Irak güvenlik güçlerinin Sincar’daki uygulamalarında sağlayacağı ilerlemeye bağlı olarak belirlenen takvim ve mekanizma çerçevesinde kademeli biçimde gerçekleşecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin New York’ta gerçekleştirdiği görüşmenin ardından 23 Eylül’de yayımlanan ortak açıklamada, iki ülkenin güvenlik işbirliğini derinleştirme konusunda uzlaştığı bildirildi. Açıklamada, Sincar’da merkezi devlet otoritesinin bütünüyle sağlanması ve yabancı silahlı unsurların bölgeden çıkarılması hedefi vurgulandı.

Mutabakata göre Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak’ın güvenlik alanında kaydettiği gelişmeler doğrultusunda Başika-Zilkan yerleşkesini Irak Federal Hükümeti’ne aşamalı olarak devredecek. Bu nedenle çekilmenin tek seferde değil, güvenlik şartlarının oluşmasına paralel şekilde zamana yayılarak gerçekleşmesi bekleniyor.

Sincar, Irak ile Suriye sınırında bulunması ve PKK’nın bölgedeki yapılanması üzerinden iki ülkedeki faaliyetlerini koordine edebilmesi nedeniyle Ankara açısından uzun süredir kritik bir güvenlik başlığı olarak değerlendiriliyor. Kandil, Mahmur ve Sincar hattının silahlı örgüt tarafından etkin biçimde kullanıldığı yönündeki değerlendirmeler, Türkiye ile Irak arasında 2022’den bu yana yürütülen güvenlik görüşmelerinde bölgenin silahlardan arındırılmasını öncelikli konulardan biri haline getirdi.

Irak hükümetinin son dönemde Sincar’daki silahlı yapıların devlet denetimine alınması ve silahların merkezi yönetime teslim edilmesi yönünde adımlar attığı belirtiliyor. Ankara’da, bu işbirliğinin PKK’nın silah bırakması ve örgütün Türkiye ile Irak bakımından güvenlik tehdidi olmaktan çıkması hedefiyle bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. Süreç, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” hedefleriyle ilişkilendiriliyor.

Türkiye, PKK ile mücadelenin kalıcı biçimde sona ermesi için örgütün yalnızca yurt içindeki faaliyetlerinin değil, Irak ve Suriye başta olmak üzere sınır ötesindeki yapılanmalarının da ortadan kaldırılması gerektiğini savunuyor. Güvenlik kaynaklarına göre Irak merkezi yönetimiyle, PKK mensuplarının silahlarını teslim etmesini ve örgütün tamamen feshedilmesini içeren işbirliği devam ediyor. TBMM’nin ağustos ayında kabul ettiği çerçeve yasanın da silah teslimi ve fesih sürecindeki gelişmelere paralel olarak uygulanmaya başlanacağı ifade ediliyor.

Musul yakınlarındaki Başika üssü, Türkiye’nin 2015’te bölgeye yerleşmesinden bu yana Ankara-Bağdat ilişkilerinin en tartışmalı başlıklarından biri oldu. Türkiye, Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile yaptığı anlaşma kapsamında, yerel güçlere IŞİD’le mücadele amacıyla eğitim vermek üzere üsse konuşlandı. Irak merkezi yönetimi ise bu varlığı egemenlik ihlali olarak nitelendirerek tepki gösterdi.

Başika, 2017’de IŞİD’in, 2021’de ise İran destekli silahlı grupların saldırısına hedef oldu. IŞİD tehdidinin gerilemesinin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri, Irak’taki PKK faaliyetlerine karşı operasyonlarını ve güvenlik çalışmalarını bu noktadan sürdürdü. Türkiye ile Irak’ın 2024’te imzaladığı Askeri, Güvenlik İşbirliği ve Terörle Mücadeleye Dair Mutabakat Zaptı kapsamında Başika’da Türkiye-Irak Ortak Eğitim ve İşbirliği Merkezi kurulması kararlaştırıldı; aynı düzenlemeyle üssün yönetimi Irak Silahlı Kuvvetleri’ne devredildi.

Erdoğan ile Zeydi’nin görüşmesinde güvenlik başlığının yanı sıra Irak’ı Basra Körfezi’nden Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlaması planlanan Kalkınma Yolu Projesi’nin hızlandırılması konusunda da görüş birliğine varıldığı açıklandı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu