Eisenkot: İçeriden Yıkılma Riskiyle Karşı Karşıyayız

Eisenkot, İsrail’in 80. yılına yaklaşırken içsel çöküş tehlikesine dikkat çekti.

İslami Analiz / Haber Merkezi

İsrail devlet radyosu KAN’da gerçekleştirilen bir podcast programında, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, İsrail’in karşı karşıya olduğu varoluşsal krizi gündeme getirdi. Eisenkot, sunucu Shir Reuven ile yaptığı söyleşide, Direniş Ekseni’nin Siyonist toplum üzerindeki etkilerini ve liderlerin bu duruma katkılarını ele aldı.

Eisenkot, mevcut durumu tarihsel bir perspektiften değerlendirerek, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir ve onun temsil ettiği ideolojinin ülkeyi felakete sürüklediğini vurguladı. Yahudi tarihindeki Sicariler örneğini anımsatan Eisenkot, “İsrail Devleti, 80. yılını göremeden yıkılma riskiyle karşı karşıya” dedi.

“Roma döneminden de hatırlayacağımız gibi, Sicariler hiçbir zaman bizi ileriye götürmedi. Tarihsel deneyimlerimiz, bu tür liderlerin bizi nereye getirdiğini ve nefretin sonuçlarını açıkça gösteriyor.”

Podcast sırasında, sunucu Reuven, toplumdaki çaresizlik hissini kendi deneyimleri üzerinden aktardı. Gençlerin ülkeyi terk etme eğilimleri ve kalanların yaşadığı ruhsal çöküşe dikkat çekti. Reuven, yaşadığı travmayı şu sözlerle ifade etti:

“Çevremdeki gençler, ülkenin durumunu gördükçe büyük bir çöküş hissediyor. Uyuşturucu ve psikiyatrik ilaç kullanımı artmış durumda. Sokaklarda şiddet olayları yaşanıyor ve insanlar arasında tam bir dağılma hissi var.”

Reuven, Netanyahu’nun toplum için sunduğu “güvenli liman” anlatısının geçerliliğini yitirdiğini belirterek, genel psikolojiyi bir metaforla ifade etti:

“Hepimiz, kapalı bir geminin ambarında hapsolmuş gibi hissediyoruz. Denizin sakin kalmasını umuyoruz, çünkü durum üzerinde kontrolümüz yok.”

Eisenkot, Reuven’in tespitlerini onaylayarak, halkın kendini terkedilmiş hissettiğini ifade etti. Katıldığı toplantılarda, kalabalıktan gelen “Bizi kurtar!” çığlıklarını duyduğunu belirten Eisenkot, toplumun ruh halini şu şekilde özetledi:

“Ağır bir travmaya uğramış bir toplum gibi ses çıkarıyorlar. Çok karmaşık bir dönemden geçiyoruz ve bunun sonuçları gençlerimizi derinden endişelendiriyor. Son yıllarda şiddet olaylarındaki artış oldukça kaygı verici.”

Eisenkot, Netanyahu’nun yalan söyleme alışkanlığının toplumdaki çürümenin bir nedeni olduğunu vurgulayarak, “İsrail toplumunda, geceyi gündüze çeviren bir yalan kültürü oluştu” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu