Yemen Muhalefetinin Islah Hareketine Dair Gecikmiş İtiraflar

Yemen muhalefetinin Islah Hareketi karşısındaki gecikmiş itirafları ve geçmişteki yanlış değerlendirmeleri ele alınıyor.

Müesses Partisi’nden Nabil es-Sûfî’nin kaleminden:

İşin garip tarafı, Islahçılar, her zaman hakikatin peşinde koşarak, her seferinde haklı çıkmayı başardınız. Medya alanında sizinle birçok sert tartışmaya girdik. “Sisi bir Arap kahramanıdır, Mursi ise İsrail ajanıdır” dedik; siz ise “Sabredin, Allah bizim yanımızda” dediniz. Zaman geçtikçe gerçekler açığa çıktı ve yanılan biz, haklı olan siz oldunuz.

Muhammed Basinduva’nın gözyaşları içinde olduğunu gördüğümüzde onunla alay ettik. Siz ise, “Bir vatan evladı için dökülen gözyaşlarıyla mı eğleniyorsunuz?” dediniz. O zaman sizi pek umursamadık, fakat gün geldi, “Özür dileriz ey Basinduva!” demek zorunda kaldık.

Amran, Husilerin eline geçtiğinde ve Hamid el-Kuşeybi hayatını kaybettiğinde siz ağladınız, biz ise alkışladık. Siz, “Cumhuriyetin surlarından birinin yıkılışına mı seviniyorsunuz?” dediniz. Biz de, “Siz hâlâ eski gölgelerinizde yaşıyorsunuz” dedik. Ancak zamanla, haklı olanın siz olduğunu kabul etmek zorunda kaldık.

San’a düştüğünde, devlet kurumları adeta yok oldu. Biz bu durumu Islah’ın büyük bir çöküşü olarak değerlendirdik. Siz ise, “Düşen Islah değil, vatandır; ateş herkesi yakar” dediniz. Biz, “Onlar bizim yoldaşlarımızdır” diyerek direndik. Ama zaman geçtikçe, acıyı ve açlığı biz de tatmaya başladık ve yine haklı çıkan siz oldunuz.

Savaş başladığında, Arap ittifakı devreye girdi. Sizi hedef alarak, “Bu saldırıyı siz başlattınız! Siz DEAŞ’sınız, siz el-Kaide’siniz, siz hainsiniz!” dedik. Siz ise, “Meşruiyet bir grubun tekelinde değildir. Onu savunmak, kendini efendi halkı köle gören bir zihniyete karşı tek yoldur” dediniz. Biz yine sizi hafife aldık.

Fakat gün geldi ki, hayal bile edemeyeceğimiz bir durumla karşılaştık: Müesses’in önde gelenleri meşruiyete sığınmak için yarışır hale geldi; geri kalanlar ise San’a’ya dönüş gününü beklemeye başladı. Siz her zaman haklıydınız. Bundan sonra size karşı durmak isteyen, Yemen dışında kendine başka bir yurt arasın. Siz, gelecekte bu halka ilham kaynağı olacaksınız. Zira siz, sizi sürgüne gönderenleri bile bağrınıza bastınız. Gerçekten siz, Yemen’in ve Yemenlilerin yaslandığı sarsılmaz bir dayanak, sağlam bir direksiniz.

Islah Nedir?

Islah; ne Mason’dur, ne Siyonist, ne liberal, ne laik, ne de Marksist-komünisttir. O; millîdir, insanîdir, ahlâkîdir, dinîdir, dayanışma ruhudur ve birlikte yaşama iradesidir. Islah; fedakârlık, sevgi, kardeşlik, ihlâs, sadakat ve imardır. Kin, nefret, sövgü ve ihanet onun dünyasında yer bulmaz. Onu mescitte, zindanda, cephede, ilimde ve irfanda görebilirsiniz. O; ilim ve hilim sahibidir, barış çağrısı yapar ve zulme karşı durur. Vatan sevgisi, onun gözünde canı feda etmeyi bir fedakârlık değil, bir görev haline getirmiştir.

Husiler ona söver ve savaş açar. Ayrılıkçılar ondan nefret eder. Salih yanlıları ona kin besler. Sosyalistler ona hakaret eder. Düşmanları çoktur, dostları az. Onunla savaşanlar çoktur, yardım edenler az. Bu durum insanı düşünmeye sevk etmez mi?

Eğer hâlâ anlamadıysan, söyle: Partileri hangi ölçüyle tartıyorsun? Kahramanlığı hangi terazide ölçüyorsun? Din mi? Vatan mı? Mücadele mi? Barış mı?

Din ise: Islah’ın yolu Rabbanîdir; Kur’an halkalarını ihya eder, hayır kurumları kurar, muhtaçları gözetir, yetimleri himaye eder. Vatan ise: Islah, vatan uğruna kurban edilmiştir. Evleri yıkılmış, merkezleri yakılmış, liderleri hapsedilmiş, evlatları şehit edilmiştir. Buna rağmen yoluna tebessümle devam etmiştir. Mücadele ise: Islah, cephelerin ve meydanların tam kendisidir. Barış ise: Islah, millî diyalogun ruhu ve en güçlü dayanağıdır.

Ey insan! Dur… yanılıyorsun. Başkasını bul da ona söv.

Tarihin Şehadeti

Yemen tarihi der ki: “Islah ile ittifak kuran güç bulur, galip gelir. Ona düşmanlık eden ise yenilgiye sürüklenir.” Genel Halk Kongresi Islah ile ittifak kurdu; 1994’te kazandı ve iktidar oldu. Sonra Islah’ı dışladı. Islah muhalefete çekildi; fakat bu muhalefet iktidardan daha güçlü hale geldi. Sosyalistler ve Nasırcılar Islah ile ittifak kurdu; Islah onları korudu, güçlendirdi ve yeniden siyasî sahneye taşıdı. 2011’de Islah ve müttefikleri Genel Halk Kongresi rejimini devirdi. Bu, onun ikinci büyük zaferi oldu. Müesses intikam için Husilerle ittifak kurdu. Netice: Kendisi parçalandı, dağıldı, siyaseten çöktü. Islah ise ayakta kaldı… hatta daha da güçlendi. Husiler de Islah’a düşmanlık etti. Belki de onu, Yemen üzerinde hâkimiyetlerinin önündeki en büyük engel olarak gördükleri için… Böylece: Kırılmaz bir kayaya saldırdılar… Korkusuz bir yiğidin karşısına dikildiler… Ve kendilerine yenilmemiş bir düşman edindiler. Silahı, yıkımı ve tutuklamayı dil edindiklerinde büyük bir çıkmaza sürüklendiler. Oysa Islah onlara barış elini uzatmıştı.

Al-Islah, Sana’a savaşı için hazırdı. Ne var ki kendisini her taraftan kuşatan ihanetleri gördü: Bir yanda Salih yanlıları ve Kongre Partisi… Diğer yanda darbe ile uyumlu hareket eden devlet aygıtı… Bu sebeple doğrudan cepheyi terk ederek Marib, Aden, Taiz ve Hadramut hattına çekildi. Bu hat üzerinde saflarını yeniden tanzim etti; gücünü tahkim etti ve mücadeleyi yeni bir tertip üzere yeniden başlattı.

NOT: Bu yazı Nabil es-Sufi’ye (نبيل الصوفي) aittir. Nabil es-Sufi, Yemenli gazeteci ve yazar. Eskiden Islah Partisi’ne (Yemen Islah Birliği) yakınken daha sonra Müesses Genel Halk Kongresi’ne (Ali Abdullah Salih’in partisi – el-Mu’temer) yakınlaşmış bir isimdir.

Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu

Mütercimin Notu: Bu metinde adı geçen siyasî yapı ve hareketler, Yemen’de 2011 sonrası derinleşen iç mücadelelerin başlıca aktörleridir. Okuyucunun metni daha sağlıklı kavrayabilmesi için bu yapıların kısa tanıtımı şöyledir:

1. Yemen Islah Partisi (el-İslah) 1990 yılında Yemen’in birleşmesinden sonra kurulmuş, İslâmî referanslara sahip bir siyasî harekettir. Kabile önderleri, din âlimleri ve şehirli siyasetçilerin ittifakıyla ortaya çıkmıştır. Yemen’de özellikle Sünnî muhafazakâr kesim üzerinde güçlü bir temsil gücüne sahiptir. Öne çıkan kurucu ve lider isimler arasında Abdullah bin Hüseyin el-Ahmar, Abdülmecid ez-Zindani ve Muhammed el-Yedumi yer alır.

2. Genel Halk Kongresi (el-Müesses / GPC) 1978’de kurulmuş, uzun yıllar Yemen’i yöneten iktidar partisidir. Daha çok devlet bürokrasisi, kabile dengeleri ve merkezî otoriteyi esas alan pragmatik bir siyasî çizgiye sahiptir. Ülke genelinde geniş bir teşkilat ağı ve tarihî temsil gücü vardır. Kurucusu ve en güçlü lideri Ali Abdullah Salih’tir.

3. Ensarullah Hareketi (Husiler) Zeydî-Şiî kökene sahip dinî-siyasî bir harekettir. Kuzey Yemen’de ortaya çıkmış, zamanla askerî bir güç hâline gelmiştir. 2014 yılında San’a’yı ele geçirerek ülke siyasetinde belirleyici bir aktör olmuştur. Hareketin lideri Abdulmelik el-Husi’dir.

4. Yemen Sosyalist Partisi Marksist kökenli bir siyasî partidir ve özellikle Güney Yemen döneminde iktidar olmuştur. Daha sonra birleşik Yemen siyasetinde etkisini sürdürmüştür. Laik ve sol eğilimli bir düşünceyi temsil eder. Öne çıkan liderlerinden biri Ali Salim el-Beyd’dir.

6. Nasırcı Birlikçi Halk Örgütü Arap milliyetçiliği ve Cemal Abdünnasır çizgisinden etkilenen bir siyasî harekettir. Cumhuriyetçi, birlikçi ve milliyetçi bir söyleme sahiptir. Yemen siyasetinde sınırlı fakat etkili bir temsil gücü bulunur. Öne çıkan isimlerinden biri Abdullah el-Nu’man’dır.

Umumi Değerlendirme Metinde anlatılan hadiseler; 2011 sonrası Yemen’de yaşanan halk hareketleri, iktidar mücadeleleri, 2014 darbe süreci ve ardından gelişen iç savaş bağlamında değerlendirilmelidir. Bu süreçte söz konusu hareketler arasındaki ittifaklar ve çatışmalar, ülkenin siyasî kaderini belirleyen temel unsurlar olmuştur.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu