6.388 Yazma Eser Dijital Ortamda Araştırmacılara Sunuluyor

Türkiye Yazma Eserler Kurumu, 6.388 yazma eseri dijital ortamda erişime açıyor. Koleksiyon, Osmanlı ilim ve kültürüne ışık tutuyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Türkiye Yazma Eserler Kurumu (TÜYEK), yeni oluşturduğu “Yeni Yazmalar Koleksiyonu” çerçevesinde, dijitalleştirme ve kataloglama süreçlerini tamamladığı 6.388 yazma eseri, bugün itibarıyla araştırmacıların erişimine sunuyor.

TÜYEK tarafından yapılan açıklamada, bu eserlerin “portal.yek.gov.tr” adresinden erişime açılacağı belirtildi. Koleksiyon, Osmanlı dönemine ait ilim, kültür ve edebiyat tarihini yansıtan önemli eserleri barındırıyor.

TÜYEK Başkanı Coşkun Yılmaz, 485 bin eseri içeren TÜYEK Yazma Eser Portalı’nın, araştırmacılara hızlı ve kesintisiz erişim sağladığını ifade etti.

Yılmaz, yazma eserlerin dijitalleşmesinin önemine dikkat çekerek, “Yazma eserlere herkesin istediği zaman ulaşabilmesi için dijitalleşme şart. Ayrıca, dijitalleşme, muhtevanın ve görselliğin korunması açısından da kritik bir rol oynuyor. Eserlerin yıpranma oranını azaltarak, normalde erişim sağlanamayacak eserlere kolay ulaşım imkanı sunuyor. Bu bağlamda, örnek bir yazma eser portalımız mevcut,” dedi.

Portalın zengin içeriği ve erişilebilirliği sayesinde dünya genelinden takdir topladığını belirten Yılmaz, “Her geçen gün yeni eserlerin dijitalleştirilmesi ve kataloglanması çalışmalarımız devam ediyor. Türkiye Yeni Yazmalar Koleksiyonu, başkanlığımız tarafından satın alınarak oluşturulmuş bir koleksiyondur. Eserlerini satmak isteyenlerden bedelini ödeyerek eser alımı gerçekleştiriyoruz. Böylece 20 bine yakın eseri satın aldık ve bu çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bugün, ilk 6.388 eserin dijitalleşmesi ve kataloglaması tamamlandı, erişime açıyoruz,” şeklinde konuştu.

Yılmaz, erişime açılacak koleksiyonda tarihi ve içerik açısından önemli eserlerin bulunduğunu vurgulayarak, “Bu koleksiyon, tarihimize, ilim, kültür, düşünce ve fikir hayatımıza önemli katkılar sağlayacaktır,” dedi.

Koleksiyondaki eserlerin yüzde 57’sinin Arapça, yüzde 38’inin Türkçe, yüzde 4,5’inin ise Farsça kaleme alındığı bildirildi. Ayrıca, İbranice, Süryanice, Yunanca, Peştuca, Kürtçe, Urduca ve Latince dillerinde yazılmış eserler de koleksiyonda yer almakta.

Eserlerin konu dağılımında İslami ilimler ilk sırayı alırken, bu alan koleksiyonun yaklaşık yüzde 59’unu oluşturuyor. İslami ilimleri, dil ve dilbilim, edebiyat ve retorik ile felsefi ilimler takip ediyor.

Koleksiyonda Hanefi fıkhı, feraiz, fetvalar, akaid, kelam, tasavvuf, tefsir, hadis ve Kur’an ilimleri ile ilgili eserlerin yanı sıra Arap dili grameri, belagat, mantık ve felsefe alanlarında yazılmış şerh ve haşiyeler de bulunmaktadır. Ayrıca, divanlar, şiir mecmuaları, münşeat derlemeleri ve dini-ahlaki metinler gibi eserler, edebiyat ve sosyal tarih araştırmaları açısından önemli kaynaklar sunmaktadır. Botanik, matematik, astronomi ve tıbb-ı nebevi alanlarında telif ve tercüme eserler de koleksiyonda yer alıyor.

Koleksiyondaki 6.388 yazmanın 2.130’unda istinsah tarihi bilgisi bulunuyor. Tarihi belirlenebilen en eski eser, hicri 702 tarihli El Cüveyni’nin “el-Varakat” adlı eserine Firkah tarafından yazılan şerh üzerine kaleme alınmış “Haşiye ala Şerhi’l-Varakat” oldu. Bu eseri hicri 718, 762, 786 ve 789 tarihli nüshalar takip ediyor. Ayrıca, erken dönem eserler arasında Kadi Beyzavi’nin “Envaru’t-Tenzil” adlı tefsiri ile Hacı Paşa’nın tıbba dair eserinin nüshaları da bulunmaktadır.

Koleksiyonun, yalnızca Osmanlı klasik dönemini değil, Anadolu Selçuklu ve Beylikler dönemlerine kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsadığı görülüyor. Tarihli nüshaların büyük bir kısmı 18. ve 19. yüzyıllara ait eserlerden oluşuyor.

Koleksiyondaki yazmaların 296’sında istinsah yeri bilgisi yer alırken, bu kayıtlar 175 farklı yer adını içeriyor. İstanbul, en fazla istinsah merkezi olarak öne çıkarken, Kayseri, Bursa, Edirne ve Adana’nın yanı sıra Şam, Mekke, Kahire, Trablusşam, Mısır, Kırım ve Midilli gibi Osmanlı coğrafyasının çeşitli merkezlerinden yazmalar da bulunmaktadır. Bazı eserlerde yalnızca şehir değil, Ahmediye, Fatih, Rüstem Paşa, Hadım Hasan Paşa ve İskender Paşa medreseleri gibi istinsahın gerçekleştirildiği eğitim kurumları da kayıt altına alınmıştır.

Koleksiyonda metin tenkidi açısından büyük önem taşıyan 10’dan fazla müellif hattı nüsha bulunuyor. Bunlar arasında Diyarbakırlı Mehmed Said Paşa’nın henüz basılmamış “Mir’atü’l-İber” adlı eserinin onuncu cildi ile “Divan-ı Rif’at” da yer alıyor. Yaklaşık 30’dan fazla yazmada icazetname bulunurken, “Kitab-ı Mühr” adlı eser, isimlerin mühür metnine dönüştürülmesini görsellerle anlatan özgün içeriğiyle dikkat çekiyor.

Koleksiyondaki 33 cönkte Aşık Ömer, Kuddusi, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal ve Yunus Emre gibi halk şairlerinin şiirleri yer alıyor. Bu yönüyle koleksiyon, medrese geleneğinin yanı sıra halk kültürünü de yansıtan önemli örnekleri bünyesinde barındırıyor.

Kurum, kataloglama ve dijitalleştirme çalışmalarını tamamladığı ilk 6.388 yazma eserin erişime açılmasıyla, yazma eser mirasını bilim dünyası ve kamuoyuyla buluşturma çabalarını sürdürmeyi hedefliyor. Koleksiyonun, içerdiği müellif hattı nüshalar, icazetnameler, tezhipli ve minyatürlü eserler ile zengin mecmualar sayesinde Osmanlı ilim, edebiyat ve kültür tarihi araştırmaları açısından önemli bir başvuru kaynağı olması bekleniyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu