Gazetecilik Tanımı ve Yargıtay Kararı Üzerine Değerlendirme
Yargıtay, gazeteci tanımını netleştirirken, bazı çalışanların bu kapsamda değerlendirilemeyeceğine karar verdi.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bir davada gazeteci tanımını netleştirerek, davacının gazetecilik faaliyetlerinde bulunmadığını ve bu nedenle gazeteci olarak nitelendirilemeyeceğini belirtti. Daire, davacının yayın içeriğini denetleme veya editoryal kararlar verme gibi gazetecilik faaliyetlerini yürütmediği gerekçesiyle bu sonuca ulaştı.
Gazetecilik, günlük veya kısa aralıklarla yayımlanan, umuma hitap eden ve devamlılık gösteren bir yayıncılık faaliyetidir. Günümüzde gazetenin basılı olarak yayımlanması zorunlu olmamakla birlikte, elektronik ortamda yayınlanması da mümkündür. Yargıtay, elektronik gazetelerin yayın koordinatörlerinin 5953 sayılı Kanun kapsamında gazeteci olarak kabul edileceğini ifade etti.
Gazetecilik mesleği, fikir ve sanat işlerinde çalışan yazar, muhabir, redaktör, fotoğrafçı gibi pozisyonları kapsar. Ancak teknik sorumlu, şoför veya muhasebe elemanı gibi görevlerde bulunanlar gazeteci olarak değerlendirilemez. Ayrıca, özel radyo ve televizyonların haber birimlerinde çalışanlar da bu kapsamda yer alabilir, ancak bu çalışanların haberin oluşumuna doğrudan katkı sağlaması gerekmektedir.
Yargıtay, davacının çalıştığı pozisyonların gazetecilik faaliyetleriyle doğrudan ilişkili olmadığını belirterek, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Davacı, yayın yönetim ve içerik müdürü olarak çalıştığını iddia etse de, yapılan incelemelerde bu pozisyonların gazetecilik faaliyetleriyle örtüşmediği tespit edildi.
Sonuç olarak, Yargıtay, davacının gazeteci olarak kabul edilmediğine ve dolayısıyla 5953 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağına karar verdi. Bu durum, gazetecilik mesleğinin tanımını ve kapsamını yeniden değerlendirme ihtiyacını ortaya koydu.




